başka taslar
Wednesday, June 8th, 2005dün okula gittim ps için. evdeyken belli olmuyordu ama acayip bi sıcak vardı. otobüsten iner inmez bi ice tea alıp kütüphanenin önünde asistanı beklemeye başladım. final dönemi ve slot bitişi olduğundan, kütüphanenin önündeki gölge yere çekilen öğrencileri seyrettim uzun süre -asistan geç kaldı da-. herkeste bi bitkinlik, bi bezmişlik var. konuşmalar genellikle şu şekilde gelişiyor
x:-abi bu ne yaa, bıktım artık çalışmaktan. valla bıktım bak. osmanlı tarihinden fenalık geldi
y:-olum, naapalım, dayancaz işte biraz daha. az kaldı.
z:-ya inanmıyorum! midtermlerim süperdi, şimdiyse kalır mıyım acaba diye düşünüyorum. naapmış hoca yaaa!
t:hiç sorma, ben midtemlerden de çakmıştım, kesin kaldım. yazın kim açıyo acaba bu dersi?
ben de zaten bu duygular içinde olduğumdan, “yeter, susun artık!” diye bağırmak istedim. bi yandan da, kendi düşündüklerimi, hissettiklerimi başkalarının ağzından duyma çok hoşuma gitti:)
öte yandan, bi de bıkmadan usanmadan çalışan insanlar var, bugünkü postuyla mcistanbul‘un da bunlardan biri olduğunu öğrendik.
mesela dünkü asistan, doktorası için bilmem ne sınavına girmiş, koştura koştura bizim ps’e yetişmeye çalışmış. nedir derdi de final döneminde bize üç gün üstüste ps yapıyor? niye bizden çok bizim için çalışıp çabalıyor?
ps: tabii, teşekkür ediyorum kendilerine. yoksa bitmiştim ben:)
June 8th, 2005 @ 7:43 pm
ah ah ben de o kütüphane gölgesi gençliğinin bir ferdiyim:) cuma günü son bulacak olan final haftam şu 3 yıllık okul hayatımda beni en çok zorlayandı. sonuçları çok çok kötü gelmese bari. hayır kötü gelmese değil, doğru okudunuz, çok çok kötü..