karne

Friday, June 10th, 2005

otobüs beklerken yanıma bi kız oturdu. elindeki şeye evrip çevirip bakıyordu. merak ettim, baktım. meğerse karnesini almış, hem de taktirli. uzuuun uzun inceledi karneyi. “kızım ne bakıyorsun, taktir almışsın daha ne?” demek istedim önce. sonrada ‘beğenilme, taktir edilme isteği’ diye bi şey olduğunu, insanların başarılarını göstermek istedikleri geldi aklıma, ve “tebrik ederim, ne güzel, taktir’le geçmissin” demek istedim. ama hem bedenen, hem zihnen cümleleri kuracak kudreti bulamadım kendimde.

babam, karnelerimizi koymak için gerekli olan dosyaları hep akşamdan hazırlatırdı. hiç karneyi katlayıp da eve geldiğimi hatırlamıyorum. orasını burasını kıvırarak eve getirmeyi istedirm hep, içimde kaldı. hatta hâlâ dosyalanmış şekilde duruyorlar evin bi köşesinde.

bi de ilkokulda annem hep öğretmene hediye alırdı karne günü verilmek üzere. o hediyeyi verip, karneyi alma seremonisinden hiç hoşlanmazdım. bi de el öptürürlerdi.
bi defasında hediyeyi verip, karneyi almayı unutmuştum. öğretmen ‘jonquille hediyeyi verdi gitti, bu güzel karne de bana kaldı’ demişti, çok utanmıştım. utanırdım.

comment

  1. :..: said:

    ben de bugün okulun bahçesinde gördüm ellerinde poşet dosyaya konulmuş karneleriyle ilköğretim çocuklarını. yaw bunları hatırlamak insanı sarsıyor ya. takdirler, çerçeveler, düzenli dosyalar, heyecanlar…

  2. mandalina said:

    ama olmaz ki böyle yapılmaz ki…
    az önce yazdığım yorum silindi :(
    küstüm işte oynamıyorum ….

  3. mandalina said:

    diyordum ki….
    bugün otobüste karnelerini küçük bir kare haline getirebilinceye kadar katlayıp, sonra da cebine koyan öğrencileri görünce şaşırdım:)zira ben de karnesini dosyada saklayan bir öğrenci idim:)

    ayrıca, beyaz gömlekleri çok sevdikleri arkadaşları tarafından mavi,kırmızı,siyah,yeşil kalemlerle renklendirilmiş öğrenciler de gördüm.ne gözlemciyim ama:)benim böyle bir gömleğim de olmadı hiç.bembeyaz gömleğe nasıl kıyar insan:)

  4. pınar said:

    bize hediye veren falan yok. veriyoruz karneleri boş boş. elimizi öpen de yok. ama zaten öpmesinler. yaşım ne başım ne.
    ben de çok beyaz gömlek imzaladım bugün. son günleri artık. ne yapacaklarını bilemiyorlar.

  5. mim said:

    Ben de çok kızardım karnelerini katlayanlara ama katlasalar ne olacak?? Ben karnem nerde unuttum bile.. aramam lazım. Böyle diyorum ama diplomamı elletmiyorum bile kimseye ;))

  6. hayalperisi said:

    ben karnemi hep burustururdum kimsede karnemi sormazdi aman be kizlar özlettiniz karne zamanini bana simdi gece gece bu yapilirmi yani …
    pinar senin gibi bir hocam olsaydi keske ya ne güzel olurdu bizim devrin hocalari en az 40 vardi…
    mim ya kusura bakma ama baska bloglara gelip yorum yapiyorsunda neden kendi blogunda commentsler kapali yani kendin istemiyorsan yorum neden kafam karisiyorda benim blogumda yazdiklarin cok komigime gitti belliki yenisin buralarda yada beni tanimiyon ne diyim sadece sunu bil bana yorum yaparken iyice oku ve sacmalama ok …
    jon sana gelince sen devam et yazmaya bende gelip keyifle okuyayim gece kuslarinin hepsini pinar senide kocaman öptüm …
    birde sanki seni tanir gibi gözümün önüne utanctan kizarmis kücük bir cocuk geldi ..

  7. Kâzım Mızrak said:

    Merhaba Hayal Perisi,

    Neden Mim’e öyle davranıyorsunki, o da bi şekilde anladığı şeyi yazmış, demi yani! Hem bu duruma hepimiz düşüyoruz farkında olmadan; kendimizi tam olarak okumaya veremiyoruz; aklımızın dingin olduğu saatleri yakalamak mesele. Hep bi yaşam kavgası var.

    Ben yaklaşımını benimsemiyorum, çözüm değil sorun üretir şekilde; Mim’in sana yaptığını senin ona yapman bir hesaplaşmamı yoksa?! O zaman temiz bir iş çıkarmışsın ne diyim.

    Yok gözüm karardı diyosan, Mim’în yerine benim kalbimim kırıldığını bilesin. Saçmalamak değildir insann yapdığı, gaflettir; çaresi anlayış olsa gerek!

    Jonquille,

    Bu yazın “Bilinç Akışı” tekniğine örnek olabilir mi acaba? Bir başlangıcı var, zaman içersinde hareketler söz konusu, bir sona gidiyor, sonra düşün boyutunda yorumlar da eklenmiş…

    Sevgilerimle,
    Kazım Mızrak

  8. :..: said:

    @mandalina

    yaw bazen de kıyacaksın beyaz gömleğe:) insanın hayatında kaç kere öyle fırsatı olur ki. ben yapmamıştım şimdi pişmanım. üniversiteye geldik artık okulun son gününün bir heyecanı bile yok. halbuki üniversiteden öncesi öyle miydi? son hafta nasıl keyifli geçerdi. ösledim:(

  9. mandalina said:

    la panse,

    belki de içten içe kıskanmışımdır o renkli beyaz gömlekleri, ne dersin?

  10. pınar said:

    merhaba senin seyrublog diye bir blogun varmı? hayalperisi var dedi ama ben bulamadım.

  11. mandalina said:

    merhaba pınar,
    seyrublog la panse’nin blogu.onun bloguna girdiğinde sağ üstte “linklerim” linki var:)ordan ulaşabilirsin.

  12. :..: said:

    @mandalina

    evet, sanırım kıskanmış olabilirsin:)ben de az kıskanmadım sanırım yaw. neyse hüngür hüngür ağlıycaz nerdeyse yani jonquille bir karne dedi diye:)

    @pınar

    mandalina da söylemiş gerçi. profilde sadece bu günlüğü bıraktım. Sey-ru blog‘a ise link verdim. Beklerim efendim:)

  13. wanadoo said:

    karne alma günlerim hayatımdaki en kazançlı günler oluyordu vakti zamanında :)
    eski heyecanlar yok artık

  14. wanadoo said:

    ayrıca pınar kdz ereğlideymiş

    artık sıkıldım zonguldaktan ve ereğliden 4 sene oldu.. ankara bekle geliyorum

  15. jonquille said:

    mandalina, ben de şimdi koca bi yorum yazmıştım ama gidiverdi. n’apayım şimdi?
    neyse, sen beyaz gömlekleri kıskanma yeter:)
    la panse, bende de biri ortakokuldan,biri liseden kalma, üstü rengarenk iki gömlek var. keşke sen de yazdırsaymışsın.
    pınar, hediye vermiyorlar mı artık? ah ah, nerde o eski öğrenciler:)
    mim, diplomamı alınca, annem çerçeveletip çeyizime koyacakmış:) (çeyiz olayı çok saçma geliyor da bana.)
    uğur,kazançlı günlerin bitmesinden duyduğun derin acıyı paylaşıyorum. hem artık bayramlarda da işler kesat:)
    sayın mızrak, bu yazı ‘bilinç akışı tekniği’ne örnek olmaz. çünkü dediğiniz gibi bir başı var ve bir sona doğru gidiyor. bu da yazarın kafasında, yazıyı yazmadan önce bir taslak olduğun gösterir. bilahere daha ayrıntılı anlatırım umarım.
    ps: umarım yanlış anlaşılma düzelmiştir. ben de üzüldüm.

  16. Kâzım Mızrak said:

    Merhaba Jonquille,

    Eğer şimdi tam anlamıyla anladım dersem pek gerçekci olmaz. Tespitlerinin doğruluk payı var, hayal dünyamda olup bitenleri olduğu gibi yansıtmıyorum yazılarıma (yansıtamıyor da olabilirim), kimi zaman ise bahsettiğimiz üzere tamam diyorum, bu yazı bana ait: Kendimi çizmişim sanki!

    Bilinç akışı üzerinde duracağım, benim için bir pencere açılmış oldu; değerlendirmesini zaman içersinde yapacağım.

    “-ki”, “-de, -da”, “bilinç akışı”…

    Bakalım daha neler çıkacak; olsun insan hatalarıyla insandır, sahip çıkmalı eksikliklerine.

    Sevgilerimle,
    Kazım Mızrak

  17. pınar said:

    mandalina ve la panse yardımınız için teşekkürler. bir sorumun daha cevabını almış oldum.

leave a comment