- aa, bunun bedeni kalmamamış.
- bak bak, bu rengi daha güzel.
- …mağazasındaki daha mı güzeldi?
- kaç taksit yapıyorlar acaba?
- 38 numarasına bakalir miyim?
- ay, yemek yiyelim artık.
- oraya da gisek mi?
- yeter bu kadar kitap, daha çanta bakıcam ben.
- kaçıncı kattaydı o mağaza?
- aa, şuraya vitrine bak!
- burda …şubesindeki gömlekten yokmuş.
- cam takıları gördün mü?
evet, mutluyum.
June 27th, 2005 at 12:43 am
Ooo süper.
Alış verişi seviyoruz!
Ben de onu ist.a gitmeden önce yapmıştım. Tv programda ne giyeceğim gazıyla o kadar çok yer gezdim ki tüm alış verişi bitirmek 3 gün aldı. Mutluluğunu hala koruyorum içimde.
Daha hepsini giyme fırsatım bile olmadı :)
June 27th, 2005 at 12:56 am
Bu kadar mı basitdi mutlu olmak?! Uff oldum yani :)
June 27th, 2005 at 8:43 am
Alışveriş yapmak benide acayip rahatlatır. Sinirlerini yatıştırmak isteyenlere tavsiye olunur : )
June 27th, 2005 at 5:17 pm
her zaman takdir etmişimdir küçük şeylerle mutlu olan insanları. büyüğüyle herkez mutlu olur dimi ?
June 27th, 2005 at 7:53 pm
ben almıyım, alışveriş bende daha beter stres yapıyor.ben mümkünse dağ,bayır,çayır gezeyim :)
June 27th, 2005 at 9:36 pm
ben alışveriş de yapayım, dağ bayır gezeyim de… aralarda da yemek yiyim. hele bide bunlar sevdiklerimle olursa.. deymeyin keyfime…
yarın eminönü yolu gözüküyor can arkadaşımla.tüm boncukcuları dağıtıcaz.bişi isteyen varmı ? :p
June 27th, 2005 at 9:44 pm
psychedelicpink,
severiz tabii:)
sayın mızrak,
bazen bu kadar kolay, bazen değil. her zaman değişir durumlar.
bi de ‘uff olmak’ ne demek acaba?
şekerpare,
beden yorgunluğuna rağmen kesinlikle rahatlıyorsun.
ashkar,
pollyannacılıkla karıştırmamak lazım :)
mandalina,
çayır da gezelim, alışveriş de yapalım :)
mercan,
aa, inanmıyorum. ben istiyorum boncuk! eminönünü sadece otobüslere binacak kadar bildiğim için bu birazdan arkadaşımı arayacağım boncuk almaya gideli mi diye. eh, ancak bu kadar denk gelir :)
June 28th, 2005 at 12:28 am
karşılaşırız belki belli olmaz. ben yakama karanfil takayım,kırmızı he… başka renkli takmış olanlara gitme. ayıp.
e gel bizle? :D
June 28th, 2005 at 12:51 am
biz başka zamana ertelesek daha iyi olacak galiba.
size bol gezmeler.
git gel de adres, örnek falan alırım senden :)
June 28th, 2005 at 1:17 am
inşlh canım..
gideyim geleyim paylaşırız…
June 29th, 2005 at 4:40 pm
Merhaba Jonquille,
“…bi de ‘uff olmak’ ne demek acaba?”
Türkiye’de ATV televizyon kanalında bir dizi var: ‘Avrupa Yakası’. O dizide Selin rolündeki oyuncunun sık sık kullandığı ifade.
Küçük bir kaza sonrasında, bebeği avutmak için söylenen ifade.
“Melih yürürken, ayağı birden bire halıya takıldı ve yere düştü. Elini kolunu sallayarak ağlamaya başladı. Annesi Melih’in elini avucuna sardı, şefkatle gözlerinin içine bakarken ‘Uff olmuş yavrum, yok bişeycik ağlama…’ diyerek onu avutmaya çalışıyordu.”
Bu ifadeyi ben nasıl kullandım peki!
Mutluluk denilen kavramın anlamına varabilmek ve yaşayabilmek için yıllardır yırtınıp duruyorum, ama henüz bulabilmiş değilim.
Bu haldeki bir psikoloji ile yazını okuduğumda; mutluluğun bu kadar kolay elde edilebilir bişey olduğunu anlamamış olamama karşı duymuş olduğum bir şaşkınlığı belirtmek için kullandım.
Yani Melih gibi uff olmuş bir vaziyette, ağlamaya başladım ben de; ne kadar salakmışım diye :)
Melih’e annesi teselli veriyordu, ama beni avutacak kimse yok; olsun ben de böyle mutlu olmaya çalışıyorum.
Gülümse Kaderine,
Kazım Mızrak