hafta sonu, kitap-not tasnifi ve nezleyle geçti.
ismi hatrımda kalmamış, okunacak ve kaçılacak bir sürü kitap çıktı karşıma.
bunlardan biri de brand it like beckham. beckham ve futbol‘un olduğu bir kitabı okumak yapacağım en son işlerden biriyken, mecburiyetin insanlara neler yaptırmış olduğunu da gördüm bu vesileyle. 
her neyse, adından da anlaşılacağı üzere kitap beckham’ın markalaşma sürecini ve bu markanın hangi dâhiyâne şekillerle korunduğunu anlatıyor. yazar andy milligan, bir kitap çıkaracağına, uzunca bir makale yazsaymış, daha iyi olurmuş demekten kendimi alamadım. kitap on chapter’dan oluşuyor, her birinin sonunda özet niteliğinde ‘goldenball’lar verilmiş. (200 küsür sayfalık kitapta, bu goldenball’ların bir sayfa tuttuğunu söylemeden edemeyeceğim.)
beckham hayranları, beckham’ın man und‘a imza atmasının sebebini, pepsi reklamlarında oynamasının önemini, viktoria‘yla evliliğinin arka planını, brooklyn ve romeo isimlerinin nereden geldiğini, beckham’ın ne kadar fedakar ve şafkatli bir baba olduğunu öğrenmek isteyenler varsa buyursun, okusun.
(ayrıca, kağıdın kaçıncı hamurdan olduğunu bilmiyorum ama, ofsetten bile kötüydü. verdiğim paraya acıdım.)
okumayı heyecanla beklediği tek başlık ise, ‘the turkey penalty‘ idi. zaten reklamcılık hevesim de bu başlıkla bitti.
(reklamcılık hakkında şurada kitap bulunabilir.)