Sunday, July 17th, 2005

evdeyken, gökyüzünü görmek için iki seçeneğim var;
ya kafamı pencereden dışarı çıkarıp yukarı bakıcam
ya da, karşıdaki, koca aynalı camları olan binadan, bulutlara bakıp kendimi kandırıcam.

bulutlardan şekil yapma keyfimizi de aldılar elimizden.
yaşanabilir bir yer arıyorum.

comment

  1. Erol said:

    Hava değişimi olmadığı zamanlar da, gün içinde göğe kaç kere baktıgını ya da hiç baktıgını düşündün mü daha önce..

    Biz unuttukca bakmayı, karsılığını alıyoruz gökten, kendisini göstermeyerek.. her ne kadar göstermeyen bizmiş gibi gözüksek dahi..

  2. Wanna Run said:

    Bu yazı çok içime işledi bugün benim…Yukarıya baktığımızda sadece üstümüzde başka ailelerin ayaklarının gezdiğini bildiğimiz dev binalarda oturuyor ve o bahçeli, kedili köpekli evlerin özlemini kuruyoruz. Üstelik dünyanın bir başka yerinde başka insanların buna sahip olduğunu bilerek daha da eziliyoruz doğduğumuz zaman ve mekanın ağırlığı altında…Bana bunları düşündürttün kısaca:)

  3. Sokak Kaçkını said:

    camı keşfeden insan, “cam gibi gökyüzü”nün altında: “gökyüzü gibi camı” da keşfetti sonunda; heyyy dön de bir bak aynaya: ayna ayna söyle ona yok mu akıldan ötesi; motorları maviliklere sürmüştü ya şair, hani ışıklı maviliklere, açıp da son vitesi; kalınca bir başına damlarda sonra:

    Bugün pazar.
    Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
    Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
    bu kadar benden uzak
    bu kadar mavi
    bu kadar geniş olduğuna şaşarak
    kımıldanmadan durdum.
    Sonra saygıyla toprağa oturdum,
    dayadım sırtımı duvara.
    Bu anda ne düşmek dalgalara,
    bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
    Toprak, güneş ve ben…
    Bahtiyarım…

  4. jonquille said:

    bugünlerde en çok kullandığım kelimelerden biri;
    bil-e-miyorum.

  5. Erol said:

    Benim de en cok cevapladıgım kelimelerden biri olmaya aday ;)

    “Bilmeye az kala söylenir bu laf :)”

  6. jonquille said:

    öyleyse sevinmeliyim ;)

  7. Erol said:

    Hani o ayrıdıgın “e” harfi olmasa başka bir cevap verilebilir.. Fakat o “e” yok mu, o “e” :)

  8. jonquille said:

    bir ‘e’ nelere kâdir/miş. :)

  9. Vasiliy Zvezdochkin, dedoushka said:

    muzikle beraber,
    ne cok hosuma gitti bilemezsin

leave a comment