July 20th, 2005 @ 4:59 pm

mâlum, öss puanları açıklandı. merakla eve geldim, bizim ufaklığın puanını öğrenmek için. meğerse evde olağanüstü hal ilan edilmiş, istediği yer olmayacağından.

elimde kılavuz, harıl harıl üniversite, bölüm arıyorum.
acaba, hem istediğn bölümü okumak, hem galatasaray mezunu olmak için iki sene hazırlık okumak ne kadar mantıklı?

bq

10 Comments

  1. Sokak Kaçkını
    said,

    July 20, 2005 at 7:17 pm

    yani galatasaray ünv.ne gidecek ama iki sene hazırlık okuyacak? sakıncası yok… ille de okul bir an önce bitecek kuralı saçma bir kural bu hayatta…

  2. jonquille
    said,

    July 20, 2005 at 8:27 pm

    öyle de, insanlar zaten ortaokulda bir sene hazırlık okuyorlar. hadi,üniversitede de, bir sene daha okusun ama iki sene…
    yaş ilerledikçe, bir yerden işe güce başlamak gerekiyor.
    dediğin bana da mantıken doğru geliyor ama pratikte biraz zor.

  3. wanadoo
    said,

    July 20, 2005 at 10:30 pm

    anadolu lisesi hazırlıkta 1 sene hazırlık okudum türkçe hariç herşey ingilizceydi ama olsun değer bence
    hayata geç atılmak lazım

  4. psychedelicpink
    said,

    July 20, 2005 at 11:34 pm

    Önemli bir karar bence bir rehber öğretmeniyle konuşmalı. Ben bu işin içinde olmama rağmen (dersanecilik) şiddetle kaçınırım bundan.
    Okulun, bölümün, eğitim süresinin avantajlarını dezaventajlarını onlar iyi bilirler çünkü.
    Kendisi de bilir ama o yaşta seçim yapmak daha zordur.

  5. Sokak Kaçkını
    said,

    July 21, 2005 at 1:06 am

    okulu ve işi birbirinden ayrı kesitler olarak görmekten vazgeçmek gerek: yirmisinde çalışmayı erken bulanlar ile kırkında okumayı geç bulanların dünyası değil artık bu dünya; bir de meslek edinilecek ortam olarak bakmamak lazım okullara, kariyer edinilecek ortam olarak işyerlerine; inanın, bu bakış açılarından ne kadar tez kurtulursa o kadar iyi hazırlamış olacaktır geleceğini: yirmisinde burayı okur, yirmi beşinde o sektörde çalışır, otuzunda doktorasını yapar, otuz beşinde disiplin değiştirir, kırkında bi daha doktora yapar; uçsun artık bu kuşlar, bırakalım kanatlarını: hangi kuş yere çakılmış ki uçayım derken; çocuk dediğin bir kuş, bir bakarsın bu dalda bir bakarsın o dalda, marifet çocuk kalabilmekte, kuş olup her daim uçabilmekte; hülasaikelam: okusun işte dil hazırlıklarını, daha ne istersiniz, dil bu, ne okusan ete kemiğe kavuşturur; iki sene önce bitirecek de birin kırkından mı emekli olacak; hadi akademik dille anlatayım: disiplinler çağında değil disiplinlerarasılık çağında yaşıyoruz: yirmisinde mühendislik okuyup da kırkında edebiyat doktorası yapmak hâlâ hayal mı geliyor bu ülkenin analarına babalarına; sadrazam efendiii tez fetva verile bütün medreseler kapatıla tedrisat ve de müfredat imha edile müderrisler de limon sata: canlarına okuyorlar bu çocukların o okullarda, yazıktır günahtır, yetmiyor: üstüne bir de evdekilerin korkuları kaygıları; dil öğrensin öğrenebildiği kadar, dil: bir de yetmez üç tane üç de yetmez beş tane; bakınız: amerikanyada sıkı bir burs almanın ve dahi teaching assistant olma ihtimalini sevebilmenin sırrı sıkı bir gre puanı alabilmektir ki o puan da sadece sayısal ile değil bilhassa sözel ile düşmektedir kucağa, bilmem anlatabildim mi; derslerini sevsin, hocalarıyla kaynaşmasını bilsin, proje yapmayı öğrensin, tezini sağlam kotarsın, farklı disiplinlere merak salsın, majörün yanına bi de minör koysun, masterını başka bi disiplinde yapsın, doktorasını başka bi disiplinde; aha da bitti okul gideyim de ekmek parası kazanayım çoluk çocuğa karışayım anama babama benzeyeyim demesin; dünyada ne çok şey var öğrenecek, ben de ne kadar hevesliyim hepsini öğrenmeye desin; evde okulda otobüste vapurda trende uçakta yatakta döşekte kafası işlesin devamlı, merak etsin dursun, hırslansın azmetsin; rehber öğretmenleri boşverin, gidin o okulun hocalarıyla konuşun, asistanlarıyla konuşun, öğrenci danışmanlarıyla konuşun, aklı fikri tercih listesinin nasıl doldurulacağıyla deforme olmuş rehber öğretmeni olanın burnu testten kurtulmaz sonunda; ha bi de: bunlar pratikte biraz zor demeyin, görmeden bilmeden gazel okuyan biri olduğum izlenimi bıraktığımı düşünürüm yoksa :)

  6. Erol
    said,

    July 21, 2005 at 1:20 am

    Bunu ilk kez yapıyorum ve Sokak Kaçkını;
    +1111111…1 diyorum :)

  7. jonquille
    said,

    July 21, 2005 at 1:25 am

    uğur,
    mümkünse, dediğin gibi geç atılalım ama, bu çoğu kez bizim elimizde olmuyor.

    psychedelicpink,
    gerçi sen daha iyi bilirsin ama, rehber öğretmenlere bölüm konusnda danışılabilir ama okul seçimi konusunda iyi derecede bilgiya sahip olduklarını düşünmüyorum.
    yarın hocayla görüşmeye gidecekmiş zaten. bakalım o ne diyecek.

    sokak kaçkını,
    vaktiyle sütten ağzı yanmış izlemi bıraktın :)
    dediklerin doğru da, bunları kabul ettirmek zaman alıyor :)
    bugün vardığımız nokta; felsefe, sosyoloji okuyunca hiçbir meslek sahibi olamayacağı, ama o bölümleri yazması gerektiği oldu, kısmen kabulleniyoruz :)

  8. jonquille
    said,

    July 21, 2005 at 1:28 am

    bi de, bugün galatasaray’ın sayfasında gezerken,bir fakülte için “iki yıl fransızca hazırlık”, bana lazım olan fakülte için “fransızca, ileri fransızca ve sostal bilimlere hazırlık” diye üç ayrı şeyden bahsediliyordu.anlamadım bir şey. üç sene hazırlık okutulan bölümleri de mi var acaba diye şüphelendim. yeni öğrenciler için doğru düzgün bir açıklama yoktu. keşke başka üniversiteleri örnek alsalar.

    erol,
    harfiyyen katılmamak elde değil.

  9. dharma
    said,

    July 21, 2005 at 8:59 am

    maalesef, tr.de istediği bolumu okuyan insan cok az. hep gelecek ve iş kaygısı…
    ins. kardesin icin en hayırlısı olur..

  10. jonquille
    said,

    July 25, 2005 at 8:37 pm

    sağol dharma, umarım hayırlısı olur.

Post a Comment