nadiren de olsa işe yarar şeyler çıkmıyor değil ama genel itibariyle tahammül sınırımı zorluyor foward mailler. romantik aşk hikayeleri, yardım istemeler, kişilik testleri, aman şunu yemeyin bunu ellemeyin mailleri.. gerçeklik payları olsa bile sırf foward olduğu için uyuz oluyorum hepsine.
serdar kuzuloğlu güzel özetlemiş.
kendi çapımda şarkı türkü dinliyordum ki, tv’den gelen sesle irkildim. meğerse bu akşamki türkiye-almanya maçı öncesi istiklal marşı okunuyormuş. hemen, ani bi hareketle kulaklığı çıkarıp, istiklal marşını dinlemeye başladım. (neyse ki kendime gelmem uzun sürmedi, allah’ım aklıma mukayyet ol.)
işte böyle saygıda kusur etmeyen, diğer bi deyişle, kendinden geçmiş bi insanım.
kendimi net’in serin sularına bırakıp, ordan oraya dolaşırken yakari çıktı karşıma, hani şu ufak kızılderili. ve yüzümde aptal bi gülümsemeye yol açtı.
sofraya yine hep beraber oturalım, iftara yetişemediğimde payıma düşen salata ayrılmış olsun, eve geldiğimde sahura kalmadığım için tatlı tatlı kızsın istiyorum.
aslında ben, annem gelsin artık diyorum.
