
ve bayram gelir..
geçen ay ilk dersinde, ders, bölüm, gelecek hakkında ne düşündüğümüzü yazmamızı isteyen hocanın verdiği kağıda ders boyunca resim çizip, kağıdı defterin arasına koyup eve gitmiştim.
bazen yazamıyorum.
dharma ve yeşil hayatımdaki ‘rastgele 20 detay’ı yazmam için beni ebelemiş ancak bi kaç denememden sonra yine yazamadığım bi günde olduğuma karar verdim.
-kitaplarla başım dertte. bi an önce ertelediğim 2 kitabı okumak, şifremi unuttuğum için sipariş veremediğim 5-6 kitabı almam gerekli.
-bi dersi ya tek başıma ya da toplu halde alınmaya karar verdim. zira sınıfta tanığım iki kişi, ece ve filiz olunca birbirine güvenip derse gelmeyen süper bi üçlü oluşturmamak mümkün değil.
-itunes’u seviyorum.
-sıcak yerlere göç etmek istiyorum.
-şu sıralar okulda aylak aylak dolaşmak pek hoşuma gidiyor.
-msn iconlarını sevmiyorum.
-başladığım kursları yarım bırakmak hiç hoş değil.
-fazlaca ‘filan, falan’ kelimelerini kullanır oldum. rahatsız edici bence.
-bazen yürürken aklıma komik bi şey geliyor, sokakta kendi kendine gülen bi tip olmamak adına kendimi zorluyorum gülmemek için. o zaman surat ifadem nasıl oluyor merak ediyorum.
-artık pişman olacağım şeyler yapmak istemiyorum.
-evde yalnız olmaya bayılıyorum. ama yalnız alışveriş yapmaktan, dışarda yemek yemekten, gezmekten hoşlanmıyorum.
-bugün okula gittim, meğerse hoca dersi iptal etmiş. insan bi mail atmaz mı? çok kızıyorum.
-vaktim yok, burda bitirmek zorunda kalıyorum.
sevgili yeşil,
mail de güzel bi olay ;)