son üç gününü 20′lik dişlerimin zonklaması eşliğinde
yapmaya çalıştığım ödevi de teslim ettiğime göre iyi kötü
bi dönemi daha bitirmiş bulunuyorum.

baktım, yaklaşık 60 küsür sayfa ödev yapmışım.
tabi bunlar için kaç onlarca kitap,makale kurcaladım bilmiyorum.
bugün elime okumak için kitapları elime alıp alıp bırakmamın nedeni
bu sıralar fazlaya okuyup, yazmamdan olsa gerek.

ve iyice öğrendim ki, ödev verilen derslerden şiddetle kaçmak lazım.
bi ödev yerine iki kere sınava girmeye razıyım.
ara, bul/ama, oku, birleştir, çıkar, yaz..
akademik işler zor vesselam.

hem benim, hem de bilgisayarın iyi bi bakıma ihtiyacı var.
bol bol aylaklık yapıp kendi bakımımı yapmaya başladım bile ;)
kısa zamanda her an birisinin telefon açıp “jonquille, x ödevini n’aptın, y notunu
nerden bulucaz” diyecekmiş tedirginliğini üzerimden atacağımı umuyorum..;)

ve elbette yazımasası‘na çook teşekkürler gidiyor..

4 Responses

  1. wickie Says:

    o zaman ödevlerin bitmesine daha çok sevinmiş olmalısın, 20lik diş arka planda kalmış sanki :)

  2. nikita Says:

    ben odevi tercih ederim acikcasi; daha az stresli geliyor bana… zamanlamayi iyi ayarladigimda her sey tikirinda gidiyor cunku. yarin sinava girecegim misal; 3 saat 3 soru. bilmiyorum; zevkler ve renkler kanunu burada da isliyor pek tabi ;)

  3. jonquille Says:

    wickie,
    ;)
    ödev biter bitmez dişlerimin ağrısı da kesildi. çifte bayram :)

    nikita,
    ‘zamanlamayı iyi ayarladığımda’ diyerek olayı bitirmişsin zaten. sorunun büyük kısmı onu ayarlayamamamdan kaynaklanıyor.

    ondan başka, biraz da ödevin ne olduğunu göre değişiyor tabii.
    sınav yerine tüm dönem boyunca her hafta üç paper yazmamı gerektiren bi ders vardı ama onda bile bu kadar bunalmamıştım.
    bu dönemkiler hem vakit olarak çok üst üste geldi, hem de çok zorladılar(ya da ben zorlandım :))

    dediğim gibi, sadece kaynak taraması, bulamadıklarının peşine düşmek bile, zihnini meşgul etmesini bi kenara koyarsak, fiziksel olarak da çok yorucu.
    yoksa vaktiyle take homelara bayılanlardandım ben de.

    bilemiyorum, belki de hayatımın en kötü öğrencilik dönemini -umarım öyledir- geçirmiş olmamdan da böyle hissediyor olabilirim.

  4. jonquille Says:

    yazdığım yorumu tekrar okudum da, ‘dök içini, rahatla’ modunda olmuş biraz ;)

Leave a Comment

Please note: Comment moderation is enabled and may delay your comment. There is no need to resubmit your comment.