Posted on February 26th, 2006 @ 7:00 pm

farkettim de, ben sevmiyorum izmit’i.

gidişlerim çoğu kez sabahın kör karanlığına, dönüşlerim gecenin bi yarısına denk geldiği için mi bilmiyorum.
şehre girerken devasa fabrikamsı oluşumların karşılaması, yollarından her daim yük kamyonlarının, tırların eksik olmaması ve dahi birbirleriyle yarışması, kışın gittiğimizde illa doluya-sise tutulup, bi yolda kalma tehlikesi atlatmamızın da etkisi olabilir tabii.
sevmiyorum, sevemiyorum işte.


11 Comments
bq

Posted on February 24th, 2006 @ 9:01 pm

bewitched hanımın davetine icabet maksadıyla dolduralım bakalım;

yaptığım 4 iş:

gayet ayar verici bi soruymuş bu; ‘ne işe yararsın, söyle’ gibilerinden ;)
yaptığım tek iş; öğrencilik efendim. onu bile ne kadar yaptığım tartışmaya açık tabii :)

defalarca izleyebileceğim 4 film/dizi:

dead poets society
ilk defa orta hazırlıktayken, vhs kasetten izleyip, haftalarca “o captain, my captain” diye gezmiştik ortalarda. hey gidi..

beetlejuice
:)

the eternal sunshine of the spotless mind
geç olsun, güç olmasın :)

le fabuleux destin d amelie poulain
özellikle iki-üç sahnesini tekrar tekrar izleyebilirim

yaşadığım 4 yer:

istanbul

izlediğim 4 TV programı:

epeydir televizyon izlemiyorum doğru düzgün, dolayısıyla takip ettiğim bi program da yok. benimki, tv başında geçireceğim vakitleri, bilgisayar başında geçirmeyi tercih etmekten kaynaklanıyor. bu kadarı da iyi değil aslında, etrafta olup bitenden haberdâr olmak lazım.

tatil için gittiğim 4 yer:

ilk aklıma gelenler; bursa, çanakkale, mersin, ağva.

en sevdiğim 4 yemek:

sömestir tatilinde bol bol yediğim, yemekten şiştiklerim; mantı, içli köfte, yaprak sarması, maraş dondurması.

hemen şimdi olmak istediğim 4 yer:

son zamanlarda; ispanya, japonya, hindistan ve fas.

defalarca sobeleyebileceğim 4 blogger (bunu da ben uydurdum):

[’bunu da ben uydurdum’ kısmı sanırım bew’e ait, tuttum ben :)]

ilgilenip vakit ayırabilirler mi bilmiyorum ama, mert‘i, nikita‘yı bir de dharma‘yı alalım sahneye.


4 Comments
bq

Posted on February 15th, 2006 @ 5:14 pm

şu kayıt dönemlerinde ne kadar eğleniyorum anlatamam.
kayıt başladıktan iki saat sonra internete girebildiğim için
zaten istediğim dersleri alma gibi bi lüksüm olmadı, geçiyorum.
peki insan 19 section’lı dersten hiç mi programına uyanını alamaz? alamaz.
peki ya, asistan consent veremeyeceğini söylerken; kota 40′ı gösterirken,
current 40+ olabilir mi? olur.

kayıt vakti dolmadan, danışmanına attığın emaile cevap gelmesini beklerken,
danışmanının ev taşıdığını, kayıttan ve yarın onay için son gün olduğundan
haberi bile olmaması ayrı bi dumur sebebi.


6 Comments
bq

Posted on February 14th, 2006 @ 12:17 am

biraz internetten uzak kalınca bi sürü şeyi değişivermiş buluyor insan. bunlardan biri gtalk’a gmail hesabımdan ulaşmak oldu.
önceden pek sevmemiştim gtalk’u, minicik yazma paneli ve concact listesine mail listesinde olan herkesi otomatik eklediğinden dolayı.
son olarak bu gmail’den ulaşma durumu da pek hoşuma gitti sayılmaz. yani mail hesabımı açtığımda otomatik olarak gtalk oturumu açması hoş değil, bunu iptal edicek bi yer varsa da bulamadım.
ayrıca anlayabildiğim kadarıyla ‘always’, ‘auoto’, ‘never’ gibi seçenekler de sanırım öncelik sırasıyla alakalı pek de işlevi olmayan özellikler.

peki ya pratik mi, kullanıyor muyum? evet :)


4 Comments
bq