Friday, February 24th, 2006

bewitched hanımın davetine icabet maksadıyla dolduralım bakalım;

yaptığım 4 iş:

gayet ayar verici bi soruymuş bu; ‘ne işe yararsın, söyle’ gibilerinden ;)
yaptığım tek iş; öğrencilik efendim. onu bile ne kadar yaptığım tartışmaya açık tabii :)

defalarca izleyebileceğim 4 film/dizi:

dead poets society
ilk defa orta hazırlıktayken, vhs kasetten izleyip, haftalarca “o captain, my captain” diye gezmiştik ortalarda. hey gidi..

beetlejuice
:)

the eternal sunshine of the spotless mind
geç olsun, güç olmasın :)

le fabuleux destin d amelie poulain
özellikle iki-üç sahnesini tekrar tekrar izleyebilirim

yaşadığım 4 yer:

istanbul

izlediğim 4 TV programı:

epeydir televizyon izlemiyorum doğru düzgün, dolayısıyla takip ettiğim bi program da yok. benimki, tv başında geçireceğim vakitleri, bilgisayar başında geçirmeyi tercih etmekten kaynaklanıyor. bu kadarı da iyi değil aslında, etrafta olup bitenden haberdâr olmak lazım.

tatil için gittiğim 4 yer:

ilk aklıma gelenler; bursa, çanakkale, mersin, ağva.

en sevdiğim 4 yemek:

sömestir tatilinde bol bol yediğim, yemekten şiştiklerim; mantı, içli köfte, yaprak sarması, maraş dondurması.

hemen şimdi olmak istediğim 4 yer:

son zamanlarda; ispanya, japonya, hindistan ve fas.

defalarca sobeleyebileceğim 4 blogger (bunu da ben uydurdum):

[’bunu da ben uydurdum’ kısmı sanırım bew’e ait, tuttum ben :)]

ilgilenip vakit ayırabilirler mi bilmiyorum ama, mert‘i, nikita‘yı bir de dharma‘yı alalım sahneye.

comment

  1. La Mer said:

    farkında mısın havada bulut,
    sen şu ispanyayı unut :p

  2. mandalina said:

    unutmaz da gidecek olursan haber ver, sana eşlik edeyim :D

  3. sothyz said:

    farkında mısın, 3 kişi olmuş?

  4. jonquille said:

    sağol la mer, içimi açtın.

    mandalina, benimki biraz yaz okuluna kalıp kalmaya karar vermemle alakalı. sen yine de hazır tut avro’ları ;)

    sothyz,
    on dakika neyin üç tane olmuş olduğunu düşündüm. ardından bi beş dakika da kaç olması gerektiğini.
    bu aralar farkında olmadan yaşıyorum sanırım.
    hem zaten birilerine böyle ebe-sobe yapmak beni biraz kastırıyor açıkçası.
    neyse, madem sen farkettin dördüncü de sen ol ;)

    bu vesileyle kimseyi bi’şey yapmak zorunda bırakmak istemediğimi tekrarlamış olayım..

leave a comment