farkettim de, ben sevmiyorum izmit’i.
gidişlerim çoğu kez sabahın kör karanlığına, dönüşlerim gecenin bi yarısına denk geldiği için mi bilmiyorum.
şehre girerken devasa fabrikamsı oluşumların karşılaması, yollarından her daim yük kamyonlarının, tırların eksik olmaması ve dahi birbirleriyle yarışması, kışın gittiğimizde illa doluya-sise tutulup, bi yolda kalma tehlikesi atlatmamızın da etkisi olabilir tabii.
sevmiyorum, sevemiyorum işte.
February 27th, 2006 at 4:53 pm
Bende sevmem anlıyorum seni…
March 3rd, 2006 at 11:24 pm
Hiç hoş görüntü değil…
March 6th, 2006 at 10:30 pm
şşşşşş izmite laf yok!
March 9th, 2006 at 4:15 pm
acaba seven kaç kişi vardır ve neden?
ne yapalım simdilik en iyi parayı burada veriyorlar…
March 10th, 2006 at 8:59 pm
mesela benim babam sever, çünkü izmit’li.
April 24th, 2006 at 10:34 am
geçen bursadan gelen misafirlerimizle yolda izmit hakkında konuşuyorduk da. diyorlar ki sanki izmitte insan yaşamıyormuş gibiymiş. herşey makineymiş. miş miş miş.
hayır öyle değil. izmitte yaşıyoruz. izmiti seviyoruz.
öyle uzaktan ahkam kesmeyin ;)
bir kartepeye gidin, kayak yapın, deniz göl manzarası izleyin -aynı anda hem de-. sıkılınca arkanız bakıp derin vadiler görün. maşukiyede balık yiyin, yuvacık barajına gecenin bi yarısı çıkıp -dolunayda- gölün nasıl gümüş olduğunu görün. bir akşam vakti -ki temmuza getirin- değirmendereyi görün, değirmendereden NY manzarasını izleyin.
fuarı gezin, demir yolu caddesinde çınarlar altında yürüyün.
çok seviyorum ben izmiti:)
bi de bizim köy var, orda çok yakında, cumartesi geceleri çıkıp sabah pencere önü bülbüllerle uyanıp pazar sabahı, köy kahvaltısı yapmak var. ya işte izmit böyle.
başka yerlerde fabrika yok, kamyon yok sanki. hıh.
izmitte sizi sevmiyo. mühehhe.
April 24th, 2006 at 1:48 pm
dediklerinin içinde bi tek maşukiye’de balık yeme olayını gerçekleştirdim, bi süre sonra onun da bi espirisi kalmıyor artık :)
değirmendere’yi de en son deprem ertesinde gördüğüm için üzüntüden, birilerinin yokluğundan başka bi şey hatırlatmıyor bana.
ama eskiden en sevdiğim yer demir yolu caddesiydi, görmeyeli yılar oldu.
haftasonu yine gidicem izmit’e, ama bu sefer babannemin mevlütü için, 40 gün olmuş, ne köy kahvaltılarının tadı olacak, ne de başka şeyin.
official olarak memleketim sayılsa da sevemedim ben bu şehri.
April 24th, 2006 at 5:08 pm
bi yerleri ve bişeyleri sevmemek için ne kadar çok neden var ya.
başınız sağolsun.
köy neresi?
April 24th, 2006 at 9:36 pm
sağolasın.
dedemlerin oturduğu yer kandıra’ya epeyce yakın, akbal mahallesi diye geçiyor sanırım.
April 26th, 2006 at 8:21 am
himm. hiç bilmem o tarafı. gerçi kerpe ve kefekene gidiyoruz ara sıra ama o kadar.
June 14th, 2006 at 1:30 am
sizin kamyon tır fabrika diye bahsettiğiniz bölge biraz gebze oluyor, hepsine komple kocaeli diyoruz, izmit merkez (coğrafya dersi gibi oldu ama) quasile ve eloy’a katılıyorum, bende kocaelide yaşıyorum, şikayetçi değilim