Posted on March 6th, 2006 @ 8:28 pm

son aylarda üstümüzdeki daire sıkça el değiştirip durdu. uğursuz mudur nedir, bi oturan ancak 2 ay dayanıyor. neyse, oturanları pek tanımam etmem. ama son oturanlar kendilerini tanıttırmakta oldukça ısrarlı.
mesela ilkokula giden kızları (erkek de olabilir bilmiyorum) her sabah 6:30′da bir flüt serenatına başlıyor ki, dillere destan. sabahın bi vakti tüm apartman ‘füü füüü’ diye çınlıyor. hadi bi’şeyler çalabilse amennâ!
ee, her sabah her sabah bu ne demek? “jonquille abla, gel bu flütü kafamda kır” demek. bekle güzelim, az kaldı zaten.
veletin canı bu sabah değişiklik çekmiş olacak ki, çok popüler olduğunu tahmin ettiğim bi şarkının sadece nakarat kısmını 20 dakika boyunca dinleterek işkence yapmayı uygun gördü. yine aynı saatte elbette.

yüce insan sotiz’in bi lafı vardı; “akıllı bizi bulmaz, deli kçmızdan ayrılmaz” şeklinde. kendisini saygıyla anıyorum efem.

öte yandan hayvanat aleminin bana duyduğu muhabbeti de anlayabilmiş değilim. iki dakika adama adam gibi yemek yedirmeyen kedilerden değil, anasıyla çimlerde fink atan köpek yavrularından bahsediyorum bu sefer ve soruyorum; neden ben?
şu güzel bahar gününde kendimden geçmiş etrafı seyrederken oyun oynayıp, sırnaşmak için niye beni seçtin ey hayvan herif?

montumda yalanmadık bi yer kaldıysa, o da üstüne oturduğum ksımına denk gelir sanıyorum.


11 Comments
bq


Posted on March 6th, 2006 @ 8:28 pm

son aylarda üstümüzdeki daire sıkça el değiştirip durdu. uğursuz mudur nedir, bi oturan ancak 2 ay dayanıyor. neyse, oturanları pek tanımam etmem. ama son oturanlar kendilerini tanıttırmakta oldukça ısrarlı.
mesela ilkokula giden kızları (erkek de olabilir bilmiyorum) her sabah 6:30′da bir flüt serenatına başlıyor ki, dillere destan. sabahın bi vakti tüm apartman ‘füü füüü’ diye çınlıyor. hadi bi’şeyler çalabilse amennâ!
ee, her sabah her sabah bu ne demek? “jonquille abla, gel bu flütü kafamda kır” demek. bekle güzelim, az kaldı zaten.
veletin canı bu sabah değişiklik çekmiş olacak ki, çok popüler olduğunu tahmin ettiğim bi şarkının sadece nakarat kısmını 20 dakika boyunca dinleterek işkence yapmayı uygun gördü. yine aynı saatte elbette.

yüce insan sotiz’in bi lafı vardı; “akıllı bizi bulmaz, deli kçmızdan ayrılmaz” şeklinde. kendisini saygıyla anıyorum efem.

öte yandan hayvanat aleminin bana duyduğu muhabbeti de anlayabilmiş değilim. iki dakika adama adam gibi yemek yedirmeyen kedilerden değil, anasıyla çimlerde fink atan köpek yavrularından bahsediyorum bu sefer ve soruyorum; neden ben?
şu güzel bahar gününde kendimden geçmiş etrafı seyrederken oyun oynayıp, sırnaşmak için niye beni seçtin ey hayvan herif?

montumda yalanmadık bi yer kaldıysa, o da üstüne oturduğum ksımına denk gelir sanıyorum.


11 Comments
bq