ne var ne yokPosted on August 29th, 2006 @ 3:22 pm
‘akşamüstü biraz dışarı çıkalım hava almaya’ dediğimde muhataplarım önce ‘şaka yapıyorsun herhalde’ mealinde bi bakış atıyor, anlamazlıktan gelip ‘tamam mı’ diyince öldürücü bakışlarını sağ ayağıma, sonrasında sırtlarını yüzüme çeviriyorlar.
ayağım tam iyileşirken bi daha burktum, bi daha, bi daha.. şimdi şişip, ağrıdığı için kundaktaki bebek misali sargısını çıkarıp sevgiyle bakımını yapıyor, tekrar sarıyorum.
bu esnada tüm günü uzanarak boş boş geçirmeye içim el vermediğinden -yersen- bi yandan da redaksiyon yapıyorum. yazım hataları, yanlış kurulmuş ya da kurulamamış cümleler, bağlaçların feryatları bi kenara, karşısına geçip konuştuğunuzda her konuda sonu gelmez ahkamlar kesen adamların tutup da tüm kitap boyunca -abilmek ekini yapa bilmek, ede bilmek şeklinde yazdığını görünce kafa atasım gelmiyor değil.
huh!
uykunun uyuşturan ve unutturan kollarına kendimi bırakmadan bi bardak buzlu erik suyu devirmeliyim belki de.
3 Comments
bq
Posted on August 25th, 2006 @ 1:49 pm
çoğu anne ve babanın hoşlanacağı sakin, internetsiz, gürültüsüz patırtısız bi tatil geçirdim. oysa geçen sene bu vakitler içim kıpır kıpır, istanbul’a dönmek için can atıyordum. şimdiyse biraz büyümüş olmayı ümit ediyorum sadece.
boğulayazmamı, ayağımı fena halde burktuğum için sekerek dolaştığımı, gelmeden bi gün evvel kapıya kafa attığım için alnımın bi kısmının şişmiş olmasını saymazsam iyi bi tatil geçirdim diyebilirim, en azından oldukça dingin, rahatlamış vaziyetteyim. iki hafta boyunca denize girip, yatıp yemekten başka bi şey yapmayan biri için normal olsa gerek.
tatilden döner dönmez kafama en çok takılan şeyin tatili bi hafta daha uzatıp uzatmamam olması da bunu gösteriyor sanırım.
bi süre daha çocuklar gibi dertsiz, tasasız vakit geçirmeyi kendime çok görmeyerek yarın tekrar yola çıkacağım, nasılsa bi şekilde acısı çıkıyor.
az evvel de dediğim gibi uzun süre kendimi dinlediğim için yaz okulunda aldığım derslerin gradelerine bakamamıştım, dün korka korka academic recordsa gitti elim.
bir buçuk ay boyunca dersine sadece dört kez girdiğim, hiç bir ödevini yapmadığım ve uyuyakaldığım için ii. midtermüne girmediğim -biliyorum, utanç verici- dersim dc geldiği için kendimi tebrik ediyor, finalden önce beni hocayla konuşmaya zorlayan zeynep’in gözlerinden öperken hocaya -her ne kadar, “istersen finale gir pek umut yok gerçi” demesine rağmen- sevgilerimi yolluyorum.
bi daha bu kadar uzun cümle kurmamak ümidiyle efem..
5 Comments
bq