‘akşamüstü biraz dışarı çıkalım hava almaya’ dediğimde muhataplarım önce ‘şaka yapıyorsun herhalde’ mealinde bi bakış atıyor, anlamazlıktan gelip ‘tamam mı’ diyince öldürücü bakışlarını sağ ayağıma, sonrasında sırtlarını yüzüme çeviriyorlar.
ayağım tam iyileşirken bi daha burktum, bi daha, bi daha.. şimdi şişip, ağrıdığı için kundaktaki bebek misali sargısını çıkarıp sevgiyle bakımını yapıyor, tekrar sarıyorum.
bu esnada tüm günü uzanarak boş boş geçirmeye içim el vermediğinden -yersen- bi yandan da redaksiyon yapıyorum. yazım hataları, yanlış kurulmuş ya da kurulamamış cümleler, bağlaçların feryatları bi kenara, karşısına geçip konuştuğunuzda her konuda sonu gelmez ahkamlar kesen adamların tutup da tüm kitap boyunca -abilmek ekini yapa bilmek, ede bilmek şeklinde yazdığını görünce kafa atasım gelmiyor değil.
huh!
uykunun uyuşturan ve unutturan kollarına kendimi bırakmadan bi bardak buzlu erik suyu devirmeliyim belki de.
August 30th, 2006 at 5:17 am
aaa, bileğini burkmuuş.
erik suyu kulağa hiç hoş gelmiyor gail abi.
September 1st, 2006 at 2:04 am
abla, adına değil tadına bakacaksın. dilersen 3kaşıkbibersalçasıyla bi koşu kapıp getireyim. ;)
September 4th, 2006 at 11:16 am
Mrh Jonquille,
ben biraz uzaklastim buralardan ama arada uzaktanda olsa takip etmeye calisiyorum elimden geldigince. Hayirli olsun yeni mekanin :)