Sep 17

bugün uzun ve yorucu konuşmalardan bitkin düşen bünyem, ağrısını ve ateşini başıma vurarak kendisinin de yaşayan, sıkınıtıdan etkilenen bir organizma olduğunu hatırlattı. gönlünü görmek için yatağa girip sağa sola dönerken aslıdan bu gün iki bardak açık, şekersiz çaydan başka bi şey girmediği aklıma geldi, dolaptan çokonatı ve sütü kapıp soluğu burada aldım çünkü hâlâ çözemediğim bi problemim var.*

yarın yaklaşık on bin insan için kutsal bir gün. hatta arife günü, bugün, şehrin rumelihisarı sırtlarında halkın büyük bir kısmının izdihama sebep olduğu söylentileri ortalığı çalkalıyor. dün gecenin geç, bu sabahın erken saatleriden beri bu haberleri ilgiyle takip ediyorum.

öğrendiğime göre, hazırlıktan beri kafaları “server’a ne kadar yakınsan dersi kapma şansın o kadar yüksektir” aforizmasıyla yıkanan gençler, bu sene de okulun bilgisayarlarında kayıt yaptırabilmek için kayıttan önceki gün saat 13:30′da verileceği ilan edilen sıra numaraları için saat 7′den itibaren nöbet tutmaya başlamışlar. beni daha eğlendiren kısmıyla okulun wireless’i kapatıp, dizüstü bilgisayarlar için yarın sabah ayrıca sıra numarası dağıtacağı rivayetiydi.

~bahse girerim emekli olduğumuzda zorlanmayalım diye yapıyorlar bunları~
biraz da program hazırlamanın inceliklerinden bahsedeyim.

önce zorunlu derslerden tek sekşınlı olanları programa koyalım. sonra birden fazla sekşınlı olanlılardan hocasının iyi olanını seçelim. [bu a-planı olsun, eğer diğer hocaya kalırsan ona göre alternatif bi program gerekecek, plan b. ortada kalmamak için c‘yi de yapmakda büyük fayda var.]

seçmeli ders için almanca mı istiyoruz, bize uyan sekşınlar altı ve sekiz, danışmanın almancayı kabul etmeme ihtimalini de göz önünde bulundurarak bir de advance english sekşınlarına bakalım. uyanlar on bir ve on iki, tamam a planı hazırlandı. b ve c planları için de dersleri birbiriyle çakıştırmadan sekşın seçme işlemini aynen uyguladık. elimizde en az üç farklı ders programı oluştuğuna göre biraz rahatlayabiliriz.

ama bu demek değil ki almak istediğimiz tüm dersler bizi bekliyor. istediğin seçmeli derslerin ve hatta almak zorunda olduğun derslerin bile kotası dolmuş olabilir, sahiden. o zaman azimle hoca peşinde koşturup, mail üstüne mail atıp konsent peşinde sürünüp bi hafta sonraki add-drop döneminde kadar programı eli yüzü düzgün, danışmanın gıkını çıkarmadan onaylayacak hale getiriyoruz.

şimdi derin bir nefes alabiliriz, oh.

<< ben tüm bunları -ekran başında dişime göre ders bulma avına çıkma, beğendiklerimi elimin altındaki deftere program eskizleri çizme- yaparken yanımda anlamsız gözlerle beni seyre dalan sevgili kardeşim;

sen de öğreneceksin zamanla, güveniyorum. hem artık hoca yerinde staff yazmasının dersi mr/ms staff‘tan dinleyeceğin almanına gelmediğini, derslik yerinde tba yazdığında kampüslerde deli gibi tba neresi diye koşturmadan to be announced zamanını beklemen gerektiğini şimdiden biliyorsun. artistlik bile yapabilirsin, inanılmaz öyle değil mi? >>

* evet, her dönemkinden hiç de farklı değil; şak diye sayfayı açıp tak diye derslerimi seçebileceğim hızlı internet bağlantısına muhtacım.

NEW NEW NEW!

“MESSAGE FROM YOUR ADVISOR: REJECTION NOTICE

Daha önce üç defa AE kodlu ders almışsın. Eğer yeni aldığın AE 221 kodlu dersi HSS yerine düşündünse bu mümkün değil. şimdilik onaylamıyorum.”

evet, böyle varsayımlara dayanarak programın iptal edildiği durumlardan bahsetmeyi unutmuşum.
oysa ki ben onu hss değil, unrestricted olarak almıştım. kafalarından nasıl uyduruyorlar bi anlasam. hem on beş tane seçmeli ders dayayıp seçtiğin dersi beğenmeyip reject etmek bize mahsus.
ırgh!