kutu kutu pense
September 19th, 2006 @ 7:12 am

son zamanlarda tanıştığım her yeni insanın aslında a’nın ortaokuldan arkadaşı, b’nin müşterisi, c’nin eski sevgilisi, ç’nin senelerdir bahsettiği en yakın arkadaşı, d’nin kuzeninin kuzeni e’nin doktoru vs.olması kendimi kapana kısılmış gibi hissetmeme sebep oluyor.

gittikçe büyüyen, büyürken karmaşıklaşan bi çember var. durum böyle olunca her yeni insan ‘çapraşık arkadaşlık ilişkisi’ potansiyelini bi kat daha arttırıyor.

bunların dışında bir de, çarşıda pazarda karşılaştığım ‘a falanın yeğeniydin öyle değil mi’, ‘a sen flickrdaki jonquille misin’ diyen tanımadığım insanlar var. bu gruba daha sonra değineceğim.

dünya bu kadar küçük olmamalı.

bq

10 Comments

  1. sac
    said,

    September 19, 2006 at 9:16 am

    en azından istanbul bu kadar küçük olmamalı. 15 milyon nüfusu olduğu söylentilerinin sırf yalan olduğunu düşünmeye başlıcam.

    d’nin kuzeninin kuzeni çok ilgimi çekti. kardeşi fln olsa gerek : )

  2. faruk
    said,

    September 19, 2006 at 11:42 pm

    tam da dün bunu konuştuk biz. düşünce üretmeye, çözüm yolları bulmaya çalıştık. hatta bir arkadaş konunun biraz dışına çıksa da “korkarım hepimizin evlendiği kadını (x) tanıyor olacak” diyerek hem bizi derin hayal kırıklıklarına hem de düşüncelere sevk etti. bu laftan sonra da tahmin edileceği üzere konu bu minvalde sürüp gitti.

    sacid, ne varsa cennet vatanın başkentinde var. var sen yarın sabah anıta git, mozeleye bir çiçek koy ve istanbul’lu olmadığına hemen oracıkta bi şükret.

  3. Keep out
    said,

    September 21, 2006 at 3:14 am

    eveeet dünya çok büyük. Sen dar bir alanda geziyorsun . bak beni tanımıyosun bileee

  4. oblomov_efendi
    said,

    September 21, 2006 at 8:53 am

    dünya, esenler-bakırköy hattındaki bir minibüsün penceresinden, bana blogspot’taki jonquille’yi göstertecek ve sonra “dünya amma da küçük yaw” dedirtecek kadar küçük hakkaten.

    hatta kuzenimin düğününde, ortaokulda sevdiğim kızla aynı halayı çektirtecek ve bir gün önce 8 aylık yeğenime “otistik” olabilir diyen, kendini genetikçi olarak tanıtan ancak sonradan “emekli biyologum” diyen o şirret kadını bana ertesi gün göstertecek kadar da küçük.

    hepimizin bu türden onlarca deneyimi olduğu için fazlasına lüzum duymuyorum. aslında bu yoruma da lüzum duymuyordum, ama kendimi yazarken buldum. ve bunun gibi bir şeyler.

  5. jonquille
    said,

    September 22, 2006 at 11:17 am

    evet sayın oblomov, “cuma günü bakırköy’e gitmiş miydin”, “saat bir gibi üsküdar tarafında bulundun mu” diyen güruhu unutmuşum.

    ne kimseyle alıp veremediğim ne de ciddi bi rahatsızlık var aslında.
    yalnız, üst üste denk gelen bu tesadüfler bazen can sıkıcı hâle gelip mars’tan arkadaş getirme isteği uyandırıyor.

  6. fakeplasticgirl
    said,

    September 23, 2006 at 11:18 am

    bi de
    “x kisisi seni taniyormus, neden bana soylemedin”ciler var.

    anlatamiyorsun ki, x kisisini tanimis, unutmus olabilirsin, x kisisi seni uzaktan taniyor olabilir, x kisisini animsamak istemiyor olabilirsin.
    tanidigimiz herkesin listesini cikarip vermek gerekiyor bazen kimilerine.

  7. alttire
    said,

    September 24, 2006 at 2:09 pm

    merhaba ben f benim hiç kuzenim yok. ortaokul arkadaşlarımla artık görüşmüyorum. eski sevgililerime izimi kaybettirdim. müşterilerimi özel hayatımdan uzak tutuyorum ve bir doktorum yok.
    yani başına hiçkimseyi bela etmeyeceğime, a,b,c,ç,d, ve sevgili komşum e üzerine yemin ediyorum.
    Blogu okuyup okuyup kapamak olmuyor. Yorum yazıp memnuniyetimden haberdar etmek istedim.
    istedim ve yaptım.

  8. jonquille
    said,

    September 26, 2006 at 9:48 am

    selam fpg,
    geçmiş olsun ;)

    merhaba f,
    hep senin gibi bi arkadaşım olmasını istemiştim. :)

  9. mandalina
    said,

    October 3, 2006 at 2:39 pm

    “falan günü üsküdarda bulundun mu?” diye bir cümle kurduğumu hatırlıyorum bi ara senin için. affet beni :)

  10. jonquille
    said,

    October 10, 2006 at 11:19 am

    hm, sen söyleyince aklıma geldi evet.
    oysa ki üsküdar’ı misalen söylemiştim ben.
    bu arada, ben perşembe günü üsküdardaydım, cuma da sultanahmet’te, ya sen? : )

Post a Comment