zeynep’ten ayrıldıktan sonra eve gittim, kafamdaki ağırlığa aldırmayıp, fırındaki mini pizzalardan atıştırdıktan sonra kütüphaneye koştum.
evet blog, ben bunu yaptım.
near east’ta istediğim kitapları bulamayınca, ahırlara inip duvak kenarında bi kabine çöktüm.
bunu da yaptım.
nedim’den birkaç beyit yazdıktan sonra kendimi siber sayfalarda buldum. haftasonu buradaki olmayan eve gidince bundan yapmaya karar verdim. devletşah’ın sitesini açar açmaz karşıma harika bir aşure fotoğrafı çıkıca, sayfayı kapatıverdim. çok nefisti, dün de yazdığım [ne sık yazmaya başladım yine] gibi canım dayanılmaz şekilde aşure istiyor.
yalancı değilim. Read the rest of this entry »