white flag goes up
Posted on June 25th, 2007 @ 1:58 pm

aylardır bir koşturmacadır sürüyor. bir de bu telâşeye kavurucu hava, şehrin karmaşası, mezuniyet, dostların düğün-dernekleri eşlik edince ortadan kaybolmak istiyorum. yeni arkadaş grubum tezgahtarlardan, mağaza sahiplerinden oluşuyor. oysaki onlarla vakit geçirmek yerine buzlu aystiler yuvarlamak isterdim başkalarıyla.

şimdi tüm bunları bir kenara koyup, yarına hazırlamam gereken ‘çok güzel bir annenin çok çirkin bir kızı vardır’ konulu öykümün başına oturmak istiyorum. ama öyküden on beş koypa yapıp sınıftaki herkese dağıtmak istemiyorum. bundan hoşlanmam fakat uykuyu severim. uykusuzum. yorgunum.


14 Comments
bq

Posted on June 20th, 2007 @ 3:24 am

istanbul yağmura kavuşmuşken güzel bir şeyler dinliyorum.


Comments
bq
giyim kuşam
Posted on June 17th, 2007 @ 7:02 am

mordolap, altı yazardan oluşan, kendisini interaktif bir moda portalı olarak niteleyen bir web sitesi.

sitenin yazarları modayla ilgili bloglar yazıp, kendi gardıroplarındaki kıyafetlerin fotoğraflarını okurlarla paylaşıp, kombinasyon alternatifleri sunuyorlar.

site, bunun yanı sıra, takipçilerinin de dolaplarını paylaşma ve kıyafetleri oylama imkanı sunuyor.

//mordolap’la iki günün alışveriş yorgungunluğundan halsiz kalmışken karşılaştım. biraz da kendi ihtiyacım doğrultusunda; üstüne/altına giyecek bir şey bulamadığımız bir pantolonun/bluzun (aslında buna daha çok papuçlar, kemerler.. dahil.) fotoğrafını koyup, kombinasyon fikirlerine açık olan bir bölüm hazırlansaymış nasıl olurmuş dedim.//

olmadı baştan yazarı dnz ise, ünlülerin kıyafetlerini olmadı baştan deyip, yeniden düzenlediği kıyafetleri orijinalleriyle beraber yayınlıyor.

//olmadı baştan‘a rastgelişim de aynı zamanda denk geliyor. okurken, aslıda daha çok bakarken, pek keyif aldım.//

~ //üşengeçlikten sıyrılıp kendime gelebilirsem, kumaşlardan ve istanbul’daki kumaş piyasasından bahsetmek istiyorum bir ara.. tavsiye edeceğim birkaç yer var.//


7 Comments
bq

Posted on June 16th, 2007 @ 3:17 pm

çok yalnızım be blog.


2 Comments
bq
accuracy
Posted on June 9th, 2007 @ 2:40 pm

//faruk’un buzdolabımızı türlü abur cubur ve tatlıyla doldurduğu o muazzam günden beri kendimi daha iyi hissediyorum.//

tatlılardan birini mideme indirirken novelcının mailini okudum; final take-home sinavlarinizi bir hafta once okuyup asmistim ama sanirim goren olmadi o nedenle notlarinizi ekte gonderiyorum. itirazi olan yoksa pazartesi kayit islerine notlari bildirecegim.

stres patlaması yaşayıp finalinde ağlama arası verdiğim dersin make upında aynı novelcı yanıma gelip, final ödevini çok beğendim, yüz verdim dediğinden beri her ödevden tam puan almış gibi şımarıyordum. bu kendine güvenin verdiği rahatlık ve kendini beğenmişlikle diğerlerinin puanlarına baktım ekteki tablodan.

//tanımadığım insanların sevdiğim şeyleri sevmesini istemiyorum. onlarla da tanışalım, öyle sevsinler. söz konusu not olunca da aynı şey geçerli.//

örtük anlamın sezgiselliğini taşımak‘lardan, suat’a bürünmek‘lerden, ali’yle olcay’ın ayrılma seansı’ndan bahseden bazı arkadaşlarımızla aynı notu aldığımı görünce; yüzün diğer tekini alan filizz olsaydı da, öbür arkadaşımız sevgi sosyal’ın neden opera, ama neden operayı burjuvayı eleştirmek için kullanıyor, opera ama neder’nin sebebini araştırmaya devam etseydi dedim.

//kötü (biri, bir kişi) olduğum gibi bencilim de. bencil olmak bazen uykudan daha tatlı gelir.//


2 Comments
bq
kötüyüm ben, kötüyüm
Posted on June 7th, 2007 @ 12:30 pm

zeki müren, mantı yiyip ders çalışırken dinlenecek biri değildir.

mantı, ders çalışırken yenecek bir yemek değildir.

psikanalitik eleştiri, mantı yiyip ‘halimi anlayacak, derdime katlanacak.. dırım.. dırım..’ dinlerken çalışılacak bir konu hiç değildir.

mantı için kurulu bir sofra beklemediğim, “bir sevgi istiyorum” için “ah o eski şarkılar” nostaljisi yapmadığım, psikanalitik eleştiri için masamı derleyip toparlamadığım gibi; bazen ileri gidip, beş senedir girdiğim okula nasıl girmem gerektiğini kapıdaki güvenlik (ho ho) görevlisine anlatıp, “lütfen, bırakın da geçelim. zaten bebek’e ineceğiz. pikniğe gidiyoruz billahi.” diye boşuna çırpınıyorum.

nerede nasıl davranmak gerektiğini bilmemek, yazılı olmayan kurallara uymamak da benim ayıbım olsun.


1 Comment
bq