1A
Monday, July 9th, 20071A‘yı o günden sonra ilk kez gördüm. ya da onu görebileceğim bir yerlerde bulundum diyeyim. filizz‘le istanbul’un sıcağında, mesai bitimi saatinde 1A’ya binişimiz gözümün önünden geçti. gözümü kapadım. geçti. sonra açtım.
bir gün 1A’ya binmeniz gerekirse, “nasıl insanlar, nasıl otobüs! insanlar buldukları her delikten girdiklerine göre bedava galiba, ho ho.” diye dalga geçmemeniz için kısaca bilgilendireyim; 1A, üsküdar‘dan kalkıp bilmem nereye giden -kısıklı‘nın yakınlarından geçtiğini biliyorum, o kadar- ücretsiz bir otobüs. akbil basında şöfor “ne basıyon” diye tersleyebiliyor. tahmin ediyorum ki işi olanların yanısıra, bi tur atmak/gezme istediğini köreltmek için binen çok sayıda da insan var 1A’ya. 85M’den sık kalkmasına rağmen daha kalabalık. belki de güzergâhı üzerindeki evlerin/iş yerlerinin katları 25′i buluyor, kim bilir.
bunları bilip de söylemeyen anadolu yakası çocuğu arkadaşlarıma ‘bi daha yapıcak mısın’ bakışı atıp sağ elimin işaret parmağını sallarken, hayko cepkin‘in ikinci albümünü, tanışma bitti, de tavsiye ettiğimi geç de olsa söylemek isterim.
July 10th, 2007 @ 1:54 am
misalen ben 1A’ya üsküdar’a gidişlerimin çoğunda biniyorum. yine de yaz aylarında ter kokusu altında pek de zevkli olmadığını itiraf etmeliyim. ;) öğrenci evlerini bağlarbaşı civarına konuşlandırmak fena bir fikir olmayabilir aslında…
July 10th, 2007 @ 6:05 am
her sabah Bağlarbaşı’ nda otobüs beklerken denk geldiğim, arka arkaya 3 tanesi gelebilen (hem de körüklü) ve insanların egzozundan bile binseler şaşırmayacağım bir otobüs. varsın beş dakika daha bekleyeyim ne olacak derim her sabah =)
şoför bana bağırdı basmasana lan diye =) o gün bugündür binmiyorum.
July 10th, 2007 @ 11:29 am
içimden seni dövmek geliyor.
July 10th, 2007 @ 12:51 pm
allah sabır versin nikita, sadece sıcak olsa neyse, o balık istifi diziliş insanı insanlıktan çıkarıyor. mesela insanlıktan çıkan birine çantamla müdahele ettiğimi hatırlıyorum en son :)
anadolu yakası hakkında pek malumâtım olmadığı için, ‘bağlarbaşı-öğrenci evleri’ planını bilirkişiliğine güvenerek destekliyorum şu an :)
emir, 5 dakika daha beklesen de farketmiyor ki, yine dolu yine dolu. neys.. ben bi ara da 59r’lere sarmıştım. bir bardak süt içip sakinleşmeliyim ;)
sothyz, çıkışa gel. her salı, çarşamba, perşembe saat 13-15 arası kb’nin önündeyiz.
July 11th, 2007 @ 2:23 pm
taş var bu postta bana sanırsam. 1A beleş olmadan evvel üsküdarda o kadar insan yoklu yeminlen.
beleş olduğunu bilmeden, henüz keşfedilmeden bindiğimde akbil makinasının akbil basma şeysinde bant vardı. azar işitmekten bant kurtarmış.
ter kokusunda ise şunu söylemek isterim ki, bugün 10 küsür gün aradan sonra belediye otobüsüne bindim. içerideki koku başımı döndürünce, başımdaki bez parçasının bir kısmıyla burnumu kapattım. yetmedi. dayanamayıp indim. yürüdüm. Allah yardımcımız olsun. Amen.
July 12th, 2007 @ 5:46 am
sana bi’şey olmasın, taş maş yok ;)
July 19th, 2007 @ 8:54 am
üsküdar-altunizade arası..öyle kalabalık ki kapıya sıkışıyor insanlar..bağırıp çağırıyorlar sonra..yalnız ilginç olan sabahın 7sinde de gecenin 11inde de bindim hep aynı,hep kalabalık..
July 19th, 2007 @ 8:57 am
ayrıca binmek kadar inmek de zor-belki de daha zor-.