yaz okulunda hisarüstünde kalmadığım için, geçen haftadan beri ara sıra eve gidip fransa‘dan beklediğim kart gelmiş mi diye kontrol ediyorum. bugün de öyle yaptım. ümitsizlikle apartmandan çıkacakken, kapının arkasına atılmış bir zarf geçti elime. üzerinde isim yazmıyordu. şaşırmadım. kartı yollayan arkadaşımın soyadını bilmediğini biliyordum. zarfı alıp derse gittim. hocamızın sınıfa girmesini beklerken zarfı açtım. fakir fransızcamla anladığım tek şey, chers amics idi. işte ancak o zaman zarfın arka tarafında gönderen ismi yerinde rocco antoine yazmasının bir latife olmadığını anladım. yine de emin olamayak bu fransızca kartı kaan‘a okutmak için kb‘den manzaraya indik ortağım filizz‘le. kaan kartı okuyup açıkladıkça güldük, biz gülerken kaan kartta yazılanlara uygun bir senaryo üretmeye çalıştı, filizz ise bunu ilahi bir mesaj olarak algılayıp rocco‘ya bir mektup yazmamı önerdi -sahiden çok ciddi. bense yarın aldığım yere usulca bırakmayı planlıyorum kartı. utanıyorum bir de.