termostatlı aletlerden oldum olası canımı sıkmıştır, birden çalışmaları beni ürkütür.
şu zamanlarda ben de bozuk bir termostat sorunu yaşıyorum. tamamen iyileştiğimi zannetmemle ateşimin çıkması bir oluyor. ilaç kullansam bile işe yaramayacağına eminim, çünkü benimle dalga geçiyor.
ya da hiç olmadık bir anda aklıma notlara bakmak geliyor ve marketing hocamın açıklaması gerekenden bir hafta sonra bile notları açıklamadığını görüp, mezuniyet sonrası planlarımın dibine kibrit suyu döktüğünü düşündükçe yine ateşleniyorum. bu gerçekten ciddi bir mevzu, çok kızgınım kendisine. mail de attım ama cevap vermedi. onu affedebilecek miyim bilmiyorum.
en kötüsü de, iyi mi kötü mü olduğuna karar veremeyip bazen iyi bazen de kötü tepki verdiğim bir şey; abim evlendikten sonra benim ilk kez evde tek başıma geçirdiğim bir tatil olması ve onun aşırı korumacılığı. niyet iyi farkındayım ama hergün “bize gel/sana gelelim”ler, alışverişe çıkıcam dediğimde “bekle, akşam ikimiz çıkarız”lar çok fena ya da herhangi basit bir şeydeki aşırı titizlik.. en azından beş senedir tatilimin bir bölümünü yalnız geçiriyorum ve çok memnunum. abimin bir kızı olursa benim kadar rahat yaşayamayacağını düşünmeye başladım.
hani bir de karikatürler var ya deniz baykal’la ilgili, artık suyu çıktı sanki. “‘yendik şişirdik dolma yaptık pişirdik’ furyası bitse ya artık” dedirtiyor..