puf
Posted on October 24th, 2007 @ 6:28 pm

bilgisayarın başında uyuyakalmak fena bir şey. iki gündür böyle uyuyakalıp tekrar uyanıp tekrar uyuyorum. bu sefer gök gürültüsüyle uyandım sanırım. kalan iki parça bulaşığı yıkamak için mutfağa sürünmeden evvel annemi kontrol ettim. radyoyu da açık bırakmışım, pinhani’yi dinledikten sonra pabucunu dama attığım bir grup ben hem kalp hem bedenim diyordu. tencereyle tavayı kaldırınca camı açtım, sadece bir köpek vardı canlı, bir de ben. yağmur yağıyordu çokça, çok da güzeldi kerata. ben de çıkardım tokamı, ıslandılar hep. bi de dua ettim annem artık iyi olsun diye. köpek kuyruğunu sallayarak gitti. bekledim biraz daha, geri gelmedi. topladım ıslak saçlarımı, kapadım camı.

uyumasak da puf olsak ya.


14 Comments
bq
,,
Posted on October 20th, 2007 @ 12:10 pm

bazen sorularım beklenmedik bir hızla cevaplanabiliyor. mesela bugün “allahım bir gün daha ne kadar berbat olabilir ki” derken telefon çaldı, ben de cevabımı aldım.

ve bazen göğsüm sıkışıyor, nefesim daralıyor jonkil.


2 Comments
bq
is there anybody out there?
Posted on October 7th, 2007 @ 7:58 pm

nihayetinde taşınabildim, ama öyle görünüyor ki yerleşmem epey vakit alacak. kıyafetleri bir şekilde hallettim lakin kümeleyip duvar kenarına dizdiğim kitapları nereye koyacağım bilmiyorum. hatta onlara arkadaş olsunlar diye, bir de annemin 80′lere ait burda modellerini döktüm. “hüüaa, negzel bi bluz, şahane bir elbise” deyip sabahlara kadar kalıp çıkarıyor, yeni aldığım tüm kumaşları ortaya saçıp karar vermeye çalışıyorum. bu sıralar sadece kumaşları seviyorum. başka hiç kimseyi değil.

tüm bunları yazmamın nedeni, sevgili passive‘in pasına bir girizgah yapmaktı, kendisi ‘hedef: mimsiz bir medeniyet‘ sloganıyla pis işlerine beni de alet etmiş, şimdilik beni kullanmasına ses çıkarmıyor, kurallara göre elime alacağım bir kitabın 187. sayfasının ilk cümlesini yazıyorum. nalet biri olduğumdan, önce gözüme wordpower english-turkish dictionary‘yi kestirsem de, kendime kıyak geçme amacıyla, yüzüklerin efendisi-kralın dönüşü‘nü açıyorum. burada birçok kez bahtsızlığımda bahstemiş olmalıyım. nitekim bir kez daha yeri geldi, zira o da ne, 187. sayfada sadece ALTINCI KİTAP yazıyor. evet, koca sayfanın gerisi bomboş!

ben bundan sonra “ben nası bi insanım“ı sorgulamaya çekilirken, bu âlemin eski arkadaşlarından nikita‘yı muhtemel üşengeçlik uykusundan uyanması için, the prospect behind the hill’le enjoy eden ryu‘yu da gördüklerini bize anlatması için dürtüyorum.

adiyoz!


3 Comments
bq