-meeüüğğv*/-pisssst!November 27th, 2007 @ 11:42 am
hani ben kedileri sevmiyorum, hatta onlardan korkuyorum da, “ayyi kedi n’apar ayol” filan diyorlar ya, hiç öyle değil andreas. bugün kantinde kedinin biri gelsin, ece’nin kucağına hoplasın, elini tırmalasın, benim de üstesinden gelmeye çalıştığım korkum ile nefretim hortlamasın, mümkün mü?
____________________
*sırnaşıkkedi miyavlaması.
bq
Duhan
said,
November 27, 2007 at 12:52 pm
erkek olup, erkekler arasında kediden korkan birisi olmak daha zor. okula kedi dadandı bu sıralar, gerçekten ondan korktuğumu anlıyor sanırım, üstüme üstüme yürüyor falan. korkuma korku katıyor mübarek. o nedenle biçok kez pikniklerde, cafelerde otururken sırf kedi nedeniyle çevremdekilerin keyfini burnundan getirmişimdir bir çok kez. zor gerçekten, yenmek gerekiyor ama kediler izin vermiyor buna!
Emir
said,
November 27, 2007 at 1:45 pm
bugün evvelki derslerde kedi öfkesinin sebebini anlatmış ve hatta kediyi birisi sııftan çıkarmadan ders işlemeyceğini belirtmiş değerli hocamız kemal kirişçi, bugün kediyi enseden tutup dışarı koydu, o sırada ayyy dedi bir bayan, sonra kedi geç gelen öğrencinin kapıyı açmasıyla tekrar girince ikinci seferde kemal kirişçi kediyi enseden yakalayıp ayyy diyen kızın boynuna soktu, burasından tutunca canı yanmaz bunların dedi, siz asıl dışarda ne yaptığımı bilmiyorsunuz onlara diye de ekledi, öfkesinin sebebi de sincap soykırımıymış.
lao
said,
November 27, 2007 at 3:06 pm
benim kedim hep tırmalıyor, hatta onun sevmesi öyle, bu yüzden korkulmaz ki : )
jonquille
said,
November 28, 2007 at 3:53 pm
oov, ben de son senelerde, neden eskisi kadar sincap görmüyorum okulda, diyordum. yakında köpekleri de ham yapar bunlar. dpt’nin bizim okula da el atması lazım. ah emir ah, çok çektim; tb310′daki derste çığlık mı atmadım, sosyetenin merdivenlerinden mi yuvarlanmadım, meydanda depar mı atmadım :) biri buna dur demeli :)
duhan, ben de onlardan korkanları anladıklarını düşünüyorum. her keresinde bi dolu insan içinden gidip de korkanları seçmeleri tesadüf olamaz değil mi :)
bence sen ‘korkuyorum’ değil de, ‘yahu çekin şunu, hiç hoşlanmıyorum öyle tüylü tüylü’ filan de :)
ama her tırmaladığında hastaneye gitmek zorunda kalmıyorsun di mi lao? tırmalamadan korkmak değil bu, zaten korkuyor olup tırmaladıklarını korkunca korkunun artması diyelim :)
hepatitze
said,
November 29, 2007 at 4:52 am
akrep de zehirli ona bakarsan. sevgi meselesi bet. bilmem anlatabiliyor muyum?
dilsuhte
said,
November 29, 2007 at 8:01 am
eceyi tırmalamamış, pençelemişti. kızın morali bozulmasın deyu bişiy demedimdi lakin epey derindi o kesikler. bana olsa oracıkta bayılıverirdim.
bi de katil kediler diye bi film izlemiştim seneleeer evvel. kediseverlere terapi niyetine izletilmeli.
bi de bilmem hatırlar mısın bet, manzarada iki kişi kavga etmişti “kediye nasıl pist dersin” sebebiyle.
jonquille
said,
November 29, 2007 at 4:08 pm
insan bir akrebi nasıl sevebilir zü? birgün bağ evinde oturduğum minderin altından akrep çıkmıştı, o günden beri akreplerden çok korkarım ben.
dilsuhte; hatırlamadım yahu, orada olsam pist diyen arkadaşımın yanında yerimi almaz mıydım?
pass
said,
December 1, 2007 at 1:24 am
akraba ve akrepin aynı kökten türediğini biliyor muydunuz bağğğyanlar!
jonquille
said,
December 1, 2007 at 10:30 am
mersi pass, öğrendik sayende. peki şimdi ne yapmalıyız? akreplerle ~her türlü, müheh~ daha yakınlaşmamızı mı öğütlersin? :)
bu arada, akrebiyyet diye de bir kelime varmış, kurbiyet manasında kullanılan. dil ne ilginç bir şey.
pass..if.
said,
December 1, 2007 at 11:26 am
öyle öyle miirim.dil bu boru değil ya…neyse akreplerle yakınlaşınız her türlü! :D
jonquille
said,
December 1, 2007 at 3:38 pm
yakınlaşalım her türlü?
pek nüktedansınız pess :)