nilüferPosted on March 12th, 2008 @ 2:06 pm
“bilen bilir öyle severim ki hurmayı, hurmadan atam çıksa ‘çekirdek’ der tükürürüm“
emir bey
bir süredir öğleden sonraları baş ağrısından duramıyorum, canım sıkılıyor. havadan, dediler. bilmem artık. hasan hâlâ mail atmadığı için, printer çalışmadığı için de olabilir pekala. canım sıkılınca bi şeyler kurcalayıp duruyorum. mesela az evvel, sahib ül quoteun seslendiridiği bir şarkı buldum, dinliyorum. artık hasan mail atmasa da olur, ben babürşah’ın karşısına oturayım, o bana pasta ısmarlasın, arada bir komşu banklarda oturan teyzelerin köpeklerini seveyim filan.
3 Comments
bq
pastaPosted on March 11th, 2008 @ 4:58 pm
“dün gece balodaydım, prensi kesmekten pasta bile yiyemedim!“
bir dost
bir iş yerinde konforu sağlayan en önemli unsurlardan birini söyler misin, desen, çaycı!, derim. şimdiye dek toplam dört ayrı iş mekanı gördüm, ama dursun bey’inkiler, so called dursun dayı or dayı, kadar leziz çayı olana denk gelmedim. başlarda dayı’nın alakasına cevaben içtiğim çayları artık kendim ister oldum, ben ki çay müptelası bir insan hiç değilim.
ikindi vakti bitkinliğimle beraber odaya dolan çay kokusu içime çekip, bir de pasta olsa, ah olsa, dedim; ah, olsa sahiden.
4 Comments
bq
kolyenin lânetiPosted on March 11th, 2008 @ 12:32 am
1:03 PM züleyha: dün niye öyle saçmalıklar yaşadığımı şimdi anlıyorum
1:04 PM senin hediye ettiğin kolyeyi takmıştım
hahahahha
annem, iyimser bir yaklaşımla -etrafımdakileri kendime benzettiğimi aklının ucundan geçirmeden- sadece kendime benzer arkadaşlar bulduğumu düşünüyor, bazen yanılabiliyor.
3 Comments
bq