akşama
Posted on March 29th, 2008 @ 11:07 am

çoğunlukla akşamları, şişhane’den unkapanı’na doğru ilerlerken oluyor; virgüllerin, kelimelerin yerlerini tekrar tekrar kontrol edip ezberliyorum tüm cümleleri. bu sefer olucak!, diyerek akşam şarkımı dinlemeye koyuluyorum sonra. derken apartman kapısını açıyor buluyorum kendimi, işte tam orada, anahtar kilidin içinde çıkırt ederken, uzun zamandır kilit altında tutmuşum gibi uçuyor hepsi.


6 Comments
bq
dear blog, i would kindly ask you to confirm me. best regards.
Posted on March 22nd, 2008 @ 12:22 am

mutluluk bazen; aynı okuldan mezunu olduğun insanlarla çalıştığını öğrenmek; arkadaşının sokdek-sos’uyla kaşarlı mayonezli turşulu tavuklu dürüm yemek; toplantı üstüne toplantı yazışma üstüne yazışma yaptığın haftanın cuması, ertesi gün de on iki saat çalışacağını bilmende rağmen, geceyarısına az kala dolmuştan incirli’de inip eve filizzle yürümek; pijamaları giymeden önce muhabbetten arta kalan sigara kokusunu hissetmek olarak da tezahür edebilir.


2 Comments
bq
otobüsbirki
Posted on March 18th, 2008 @ 1:33 pm

“trabzandan kayıp çocukluk etmek, basamakları sayıp yaşlandığını düşünmekten evladır”
huissi

otobüs i.
karşımdaki kız inmek için kalktı, yanımdaki çocuğun üstüne düştü. delikanlı, muhatabına baksaydı, kız gibi, romantik bir an yaşayabilirlerdi. bunu ancak üçüncü bir gözanlayabilir. oysa kafasını kaldırmadan sağ eliyle düşmeye devam eden kızı sıkı sıkı tuttu. baban da mı kuuldu aslanım!
karşımdaki kız kalkınca, yerine yanındaki kaydı. -bu bir otobüs geleneğidir. cam kenarındaki eleman kalkınca, koridor tarafında oturanın yan koltuğa geçmesi en tabii hakkıdır. varsın ayaktaki boş koltuğa oturabilecekken senin yer değiştirmeni beklesin. bu seromoni, aman elemana kolaylık sağlayalım kolayca otursun, gibi ulvi bir amaca hizmet etmemekte, salt cam tarafının cazibesinden kaynaklanmaktadır. misalen, aynı şeyi ben de yukarıda bahsi geçen oğlana yaptım.- ondan kalan boş koltuğa da bi amca yerleşti. yanımdaki delikanlı nasıl mucit olunur ya da bunun gibi bir şey okurken, karşısındaki amcanın elindeki cüzü yasin filan okuduğunu tahmin ediyorum koridorin öbür tarafındaki koltukların koridor tarafında oturması hasebiyle amcanın yanında oturduğunu farzedebileceğimiz hoho polis bey kardeşim de göz ucuyla takip edip ezberini yokluyor gibi geldi bana. afferim dedim içimden, negzel cemaat sevabı.

otobüs ii.
bi öncekine otobüs i. diye başlık atmam, ikincisinde de olanları anlatacağım/anlatmak istiyorum, demek değil mi? o yazıya başladığımda ne düşünüyorsam, artık hatırlamıyorum. iki yanımda birbirleriyle, karşılıklı balkonlarda dedikodu yapıyormuş gibi, iki teyze  vırvırladılar. ben bu sırada müzik dinliyordum. bi ara elmadağ durağını kaçırdım mı diye tereddüt ettim, hepsi bu. ne unutkan oldum yarabbi.


2 Comments
bq
nilüfer
Posted on March 12th, 2008 @ 2:06 pm

bilen bilir öyle severim ki hurmayı, hurmadan atam çıksa ‘çekirdek’ der tükürürüm
emir bey   

bir süredir öğleden sonraları baş ağrısından duramıyorum, canım sıkılıyor. havadan, dediler. bilmem artık. hasan hâlâ mail atmadığı için, printer çalışmadığı için de olabilir pekala. canım sıkılınca bi şeyler kurcalayıp duruyorum. mesela az evvel, sahib ül quoteun seslendiridiği bir şarkı buldum, dinliyorum. artık hasan mail atmasa da olur, ben babürşah’ın karşısına oturayım, o bana pasta ısmarlasın, arada bir komşu banklarda oturan teyzelerin köpeklerini seveyim filan.


3 Comments
bq
pasta
Posted on March 11th, 2008 @ 4:58 pm

dün gece balodaydım, prensi kesmekten pasta bile yiyemedim!
bir dost
bir iş yerinde konforu sağlayan en önemli unsurlardan birini söyler misin, desen, çaycı!, derim. şimdiye dek toplam dört ayrı iş mekanı gördüm, ama dursun bey’inkiler, so called dursun dayı or dayı, kadar leziz çayı olana denk gelmedim. başlarda dayı’nın alakasına cevaben içtiğim çayları artık kendim ister oldum, ben ki çay müptelası bir insan hiç değilim.
ikindi vakti bitkinliğimle beraber odaya dolan çay kokusu içime çekip, bir de pasta olsa, ah olsa, dedim; ah, olsa sahiden.

4 Comments
bq
kolyenin lâneti
Posted on March 11th, 2008 @ 12:32 am

1:03 PM züleyha: dün niye öyle saçmalıklar yaşadığımı şimdi anlıyorum

1:04 PM senin hediye ettiğin kolyeyi takmıştım
hahahahha

annem, iyimser bir yaklaşımla -etrafımdakileri kendime benzettiğimi aklının ucundan geçirmeden- sadece kendime benzer arkadaşlar bulduğumu düşünüyor, bazen yanılabiliyor.


3 Comments
bq

<< Previous