pasta
Tuesday, March 11th, 2008“dün gece balodaydım, prensi kesmekten pasta bile yiyemedim!“
bir dost
bir iş yerinde konforu sağlayan en önemli unsurlardan birini söyler misin, desen, çaycı!, derim. şimdiye dek toplam dört ayrı iş mekanı gördüm, ama dursun bey’inkiler, so called dursun dayı or dayı, kadar leziz çayı olana denk gelmedim. başlarda dayı’nın alakasına cevaben içtiğim çayları artık kendim ister oldum, ben ki çay müptelası bir insan hiç değilim.
ikindi vakti bitkinliğimle beraber odaya dolan çay kokusu içime çekip, bir de pasta olsa, ah olsa, dedim; ah, olsa sahiden.
March 13th, 2008 @ 1:20 pm
sahibülçay’dan içtiğin çayları unutma.
March 18th, 2008 @ 1:46 pm
ahah, o çay sunumunun bizatihi kendisi, tadının önüne geçiyordu yavrum. bundan olacak tadını zerre hatırlamıyorum, çay kaşıklarına inat, hehhe.
March 28th, 2008 @ 10:29 pm
böyle elimde pasta kutusuyla iş yerine gelip, sana sürpriz yapmak istedim songül. yakışık alır mı bilmem… lakin çalışma arkadaşlarını birer dilim pastayla susturabiliriz diye düşünmekteyim. öyle.
March 29th, 2008 @ 11:11 am
jello! bir aydır ofiste tekim jello!
hepsini ikimiz yiyebiliriz!!!!!!!!!!!!!!1111111111111