“bilen bilir öyle severim ki hurmayı, hurmadan atam çıksa ‘çekirdek’ der tükürürüm“
emir bey
bir süredir öğleden sonraları baş ağrısından duramıyorum, canım sıkılıyor. havadan, dediler. bilmem artık. hasan hâlâ mail atmadığı için, printer çalışmadığı için de olabilir pekala. canım sıkılınca bi şeyler kurcalayıp duruyorum. mesela az evvel, sahib ül quoteun seslendiridiği bir şarkı buldum, dinliyorum. artık hasan mail atmasa da olur, ben babürşah’ın karşısına oturayım, o bana pasta ısmarlasın, arada bir komşu banklarda oturan teyzelerin köpeklerini seveyim filan.
March 12th, 2008 at 11:08 pm
yahu çok bahtiyarım berhudarım,
o alıntı yaptığınız cümleyi yazarken müthiş eğlenmiştim,
ayrıca sizin de bu cümleyle girmeniz beni çok mutlu etti,
şarkıyı beğendiğinize yordum ben bu yazınızı
(buna dair hiç bir kanıtım yok alıntı yapacak)
hasılı kelâm eğer kastınız buysa,
güzellik dinleyen kulaklardadır efendim.
March 13th, 2008 at 12:33 am
emir bey’in yaşlanmanın gülmek üzerine olan etkisi ile ilgili tespitine bayılmıştım ben de.
bir de, ‘hasan sevsin seni’ demek istiyorum bety.
March 13th, 2008 at 11:31 am
biz de okurken eğlendik sevgili emir, ellerin dert görmesin :)
şarkı içinse; aploy edip buralara koymuşuz, maili filan boşverip keyiften bahsetmişiz daha ne kanıtı olsun ;)
hepatitsu, o çok yerinde tesbitin ve müthiş uyumlu karenin tadı biraz acı geldiğiçün buraya yazmak içinden gelmedi :)
by the way, hasan’ın selamı var; saçındaki toka, belindeki kemer, odanın kapısındaki fil olmak istiyormuş.