archive for March, 2008

nilüfer

Wednesday, March 12th, 2008
bilen bilir öyle severim ki hurmayı, hurmadan atam çıksa ‘çekirdek’ der tükürürüm
emir bey   

bir süredir öğleden sonraları baş ağrısından duramıyorum, canım sıkılıyor. havadan, dediler. bilmem artık. hasan hâlâ mail atmadığı için, printer çalışmadığı için de olabilir pekala. canım sıkılınca bi şeyler kurcalayıp duruyorum. mesela az evvel, sahib ül quoteun seslendiridiği bir şarkı buldum, dinliyorum. artık hasan mail atmasa da olur, ben babürşah’ın karşısına oturayım, o bana pasta ısmarlasın, arada bir komşu banklarda oturan teyzelerin köpeklerini seveyim filan.

pasta

Tuesday, March 11th, 2008
dün gece balodaydım, prensi kesmekten pasta bile yiyemedim!
bir dost
bir iş yerinde konforu sağlayan en önemli unsurlardan birini söyler misin, desen, çaycı!, derim. şimdiye dek toplam dört ayrı iş mekanı gördüm, ama dursun bey’inkiler, so called dursun dayı or dayı, kadar leziz çayı olana denk gelmedim. başlarda dayı’nın alakasına cevaben içtiğim çayları artık kendim ister oldum, ben ki çay müptelası bir insan hiç değilim.
ikindi vakti bitkinliğimle beraber odaya dolan çay kokusu içime çekip, bir de pasta olsa, ah olsa, dedim; ah, olsa sahiden.

kolyenin lâneti

Tuesday, March 11th, 2008

1:03 PM züleyha: dün niye öyle saçmalıklar yaşadığımı şimdi anlıyorum

1:04 PM senin hediye ettiğin kolyeyi takmıştım
hahahahha

annem, iyimser bir yaklaşımla -etrafımdakileri kendime benzettiğimi aklının ucundan geçirmeden- sadece kendime benzer arkadaşlar bulduğumu düşünüyor, bazen yanılabiliyor.