yirmi beş

Tuesday, July 22nd, 2008

dün, bugün gibi, ama bugünden daha aksi bir gün idi. doğrusunu istersen bilong, 25ime sıponç bap şapkaları, balonlar, prilli baloncuklar, türlü taamlarla gireceğimi asla düşünmemiştim. tramvayda hesabettiğime göre eve gelip birkaç saat dinlenecektim, çarşıdaki hesap eve uyup, odamın kapısını açtığımda züleyha, ilkay, nur’ye “heyuu, fiyuu, doğumgünü, hey, mey” demeseydi.
eğlenmek illa da mutlu olmak demek değil demek ki, ne zamandan sonra gerçekten mutlu oldum gibi oldum, çok eğlendik dediğimin üzerinden daha az vakit geçmesine rağmen.