e y y o r

geçen yıl seçimlerden kısa bir süre sonra dayanamayıp twitter applicationını telefonumdan silmiştim. hâlâ çok isabetli bir karar verdiğimi düşünüyorum. birkaç hafta önce yerden kesilmiş ayaklarımın yere çakılıp alçıya alınması neticesinde facebook applicationını sildim. aslında olayla doğrudan hiçbir alakası yok. sadece daha az iletişim kurma isteğimden kaynaklanıyor. whatsapp’i silmedim ama 1000’e yakın mesaj okunmayı bekliyor. sms ve maillleri gerekmedikçe cevaplamıyorum. cevapsız çağrılarda illa ki birkaç arama bekliyor. oysa ben telefonda öyle kırmızı kırmızı notificationlar olmasına tilt olan bir adem idim. şu an hiç umrumda değil.

tüm bunların aksine bu süreçte hem blogu hem de ekşisözlüğü daha sık kullanmaya başladım. öyle ki her konuda söyleyecek bir şeyleri insanlar başlığına göz kırpıyorum. insan kendinden hiç mi tiksinmez. neyse. meselenin özü konuşmaya, kendimi anlatmaya ihtiyacım var ve fakat artık insanları kendi dertleriyle bunaltma yaşını çoktan geçtim. kendi sorunuma kendim çözüm bulmalı, kendi sıkıntımı kendim ferahlandırmalı değil miyim? elbette etrafımda bana yardımcı olacak über insanlar var. ama herkesin illa ki büyük-küçük sorunları var, e dolayısıyla ne gerek var darlamaya. yok. hal böyle olunca 7 sene boyunca sadece 100 küsur entry girdiğim sözlükte biraz kafa dağıtmak istemem anlaşılabilir sanıyorum.

bugün işten gelip eyyorlamaya başlamışken aşağıdaki şarkıya tesadüf ettim. bu denli geç rast geldiğime üzüldüğüm pek güzel bir şarkıymış. böyle şeylere seviniyorum ben işte :)(:

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir