otuz kasım

kasımın otuzu. takvimde saint andrews day yazıyor, ne manası varsa.
senenin son günleri, ağır günler. saatlerin sündüğü, güneşin kendini göstermediği günler. yol göstericiyi kaybedeyazdığım günler. tutunmak, tutmak ve bırakmamak böyle zor olmamalı dediğim, haydi bir silkineyim bunlar da geçer nasılsa dedikçe beni silkeleyen günler.

hayatım böyle nihayet bulacak, bekleyecek pek de parlak şey yok diye düşünüyorum çoğu zaman. bu hakikatin ta kendisi aslında. hayat hep böyle de, bazen ümidi taze tutmaya imkan verecek kadar üst üste gelmeyiveriyor işte.

aslında, gerçekte, özünde hayat da memat da hep aynı. yalnız ümidimiz farklı olacağına inandıran.

ümit, hakikatin ağırlığını kıran, büken, eğen bir enstruman.
ve oyalayan.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir