us payı v.2

sünkü maceranın sonunu merak edenler şöyle buyursun;
internet kafedeyken bulduğum bi prizle telefonumu şarj edip annemden elektriklerin geldiğinin müjdesini aldığımda ne komşu vardı aklımda, ne de gözyaşı yanaklarımda. Evet, tüm bunlar? “dök içini rahatla” tadında yazdıktan sonra ‘us payı’na geliyorum.

dün modernization dersinde memduh şevket esendal‘ın bir hikayesinde -yanılmıyorsam kısmet kuşu‘nda- karşıma çıkan bu tabir çok hoşuma gitti. us, akıl kelimesinin türkçe versiyonu. böylece ‘akıllı, uslu çocuk’ demenin ne kadar doğru olduğunu anlıyoruz; yeni evlilere ‘mutlu, mesut yuva’ dilemek gibi : )

teşekkür;
zorlu ödev maratonunda, ki hâlâ bitmiş değil, çıldırmak üzereyken elimden tutan; quasileo, nes, zeynep.

us payı v.1

hayatımda ikinci kere gitmek zorunda kaldığım bi’ internet cafe’den geliyor bu post. ben de us payımı almış bulunuyorum. elektrikler kesik, dolayısıyla internet erişimim de yok! sanırım hayatımda ilk defa bu kadar çok hisarüstünde olmayı istiyorum!!! birazdan phys 206 ödevimi yollayacağım – 00:00’a kadar yollanmış olmalı- ve yarıın teslim etmem gereken diğer bi’ ödevimi tamamlamak üzere elimde laptopum, gözümde yaşlar bi’ komşumuza gitmek üzere yollara düşeceğim.

leylimley

türkiye’nin temsil edileceği şarkının adını duyunca aklıma hemen bu ibrahim tatlıses şarkısı geldi. bu yüzden bi önyargı oluşmuştu şarkıyı dinlemeden önce. biraz evvel, yarışmadaki canlı performansıyla toplam 2 kere dinlemiş olduğum ‘rimi rimi ley‘ şarkısını ve ortalığı karıştıran şarkıcısını, ilk tecrübeme dayanarak, o kadar da fena bulmadığımı söyleyeceğim. yani; ses zaten yok da,yapılan şovla daha izlenebilir kılınmış sanki. şov bence tam Türkiye’yi yansıtmış, acayip bir arada kalmış ihtiva ediyor. -geçmişini bildiğim için belki deJ- makyaj, kostüm, dans, hatta şarkı bile daha iyi gibi geldi bana, ‘ses’ olmadığını söylediğim arada kaynamasın. J (01:29; 13.sırada kapatmış bulunuyoruz. rakipleri göz önünde bulunduracak olursak, şaşılmaması gereken bi’ durum.)

resim, yorucu bi’ okul bitimi 59R otobüsünde, queen tarafından nokia3230’la çekilmiştir. güzellik hakkında yorum yapmayacağım.

(bu resim msn’den taze taze geldi, ben de çok beğendim; bu kadar ihtimam ondandır. çeken de güzel çekmiş hani :))

günün son haberi şahan’dan geliyor. sonunda izleyebildim ama ‘acaba arkadaşlarım daha mı komikler?’ diye sormaktan da kendimi alamadım. belki de bu bölümü o kadar komik değildir diye kendimi teselli ettim. şansımı haftaya da deneyeceğim.

aa, ama hakkını yemeyeyim; anne motor baba öküz kızımız tiky oldu üzgünüzadlı şarkısına bayılmamak mümkün değil. hele sonunda bir kayahan atraksyonu yapmış ki karın kaslarına zarar.

m2-m1= 2,5*log(b1/b2)

edebiyat öğrencisinin -lütfen, ‘edebiyatçı’ değil- ne işi olur excel’le, logaritma ile demeyin. fen-edebiyat fakültesinde sözel bölüm okuyan öğrencimsilere (en azından ben), en az 2 science elective dayarsanız, onlar da phys 206 alırlarsa, olacağı budur.

farketmemiş olmak kabil değil; ödevi yapamıyorum, bari amme hizmeti yapıp, bonus sevap kazanırım diyerek, moon phase’in altına bir ‘lightyear-parsec converter’ ekledim. afiyet olsun!

finallerin başlamasına bir hafta kalmışken, 3 ödev teslimi ve 2 midterm nereye sığacak hafsalam almış değil. perşembe ve cuma günü, tüm dönem boyunca olmadığı kadar derslerle iştigal ettim, ters tepmese bari!

bu aralar F.D.ye takmış durumdayım, queen sağolsun.

calisma cabasi

dun gece anneme ‘dersler olmasa okula gitmek ne guzel olurdu’ diye sizlanip durdum.
plot; evde 3 saat boyunca tek bi sayfaya bakilip, calisilamadigi icin, okulda derslere girmeyerek phil112 midterm’une calisilmaktadir.

main characters; bynzehra,filizz, dilsuhte, sothyz, ben kisisi ve gorunmese de tombul’dur.

result; 2. midterm’den de 58 alinarak durum kotarilmistir, darisi finale!

edit: kampuste ders calisildigini gosteren o fotografi kaldirdigim icin tuhaf bi blog oldu.

edit 02:15

hayatımın ilk f‘ini almaya doğru hızla ilerlerken, yapmaya çalıştığım ödevden bi’şeyler öğrendiğimi hissediyorum:)
benim kelimelerim jâle ve şebnem.
ikisi de çiğ tanesi demek. jâle farsça, şebnem arapça. bu kelimeler genel de beyitlerde aışığın gözyaşı, sevgilinin dişleri için kullanılıyor.

buradan da anlaşılacağı gibi, öğretilen şeyleri elimden geldiği kadar anlayıp, öğrenmeye çalışıyorum,ancak bu zamana kadar öğrenmediğim, ve kısa zaman içinde çabucak öğrenip, uygulamaya geçmem gereken şeyler var ki -excel’de tablo yapmak vs. gibi*- bi an önce birinin yakasına yapışıp bana öğretmesini istemeliyim.

_______________
*excel ve logaritma öğretecek yüce insanlar aranıyor!

lucky luke

lucky luke;
nam-i diger red kit.
kendi golgesini vurabilecek hizda, karizmatik cizgi film karakteri. bir de duldul’u vardir ki, bu asaleti bozmak istemedigim icin koymadim. cocukken cok severdim, simdilerde etrafimda dolasan kurmaca bi karakterin rolunu ustlendigi icin daha cok seviyorum :)

sevgili queen, ne kadar tesekkur etsem azdir feridun duzagac mp3leri icin, bu kadar beklemiyordum, cd’yi acincanca sevincten deliye dondum:P bundan kelli, su anda dinledigim ‘paranoya’ adli sarkiyi sana yolluyorum. (kendimi tuhaf dj’ler gibi hissttim.

ortaya karışık

gün itibariyle, konsere gitme uğruna ödevi sallamış bulunuyorum.22:30’da eve gelince ancak yemek yemeğe nete girmeye vaktim kalıyor ne yazık ki! öte yandan, aynı konserde olduğum arkadaşlardan başka, bi kısım öğrencimsi insanın da gününü sinemaya, mor ve ötesi konserine giderek değerlendirmesine(!) pek sevindim. umutla uslanacağım zamanı bekliyorum!

(konser çok güzeldi, tebrik ederim hepsini. keşke otobüs bulma sorunum olmasaydı da sonuna kadar kalabilseydim)

günün en kötü haberi, asistanın kopta çektiğimi sanması yüzünden physic 206‘in midterm’ünden 15 puan eksik almam oldu. çekseydim hiç gam yemeyecektim… La Havle vela kuvvete…

bugün öğrendiğim en fâideli bilgi de; insanın her çeşit insandan arkadaşı olmasının ne kadar lüzumlu olduğuydu. (yaşadığım ama anlamlarını yeni yeni fakettiğim bi takım olaylar nedeniyle, kafam ‘arkadaşlık ilişkileri’ üzerine karışık biraz. )

haaa, unutmadan; kocaman, saldırgan bi köpekle girdiğim çatışmadan yarasız beresiz çıktığım için ‘çimlerin heroini! seçildim :)

o bu şu ve diğerleri

mezun olduğum lisede, mezunlar derneğinin kuruluş münasebetiyle cağirdiklari davete, iki 2002 mezunundan birisi olarak icabet ettim. bana kalsa hiç gitmeyecektim, uzun zamandır gormediğim iki arkadaşı gördüm, iyi oldu. keşke evde beni bekleyen ödevim olmasaydi :( ve keşke diğerleri de gelseydi!

sevindirici şey ise ödevimde ilerleme kaydetmiş olmam :) ama sanırım yine son geceye kalacak. bundan dolayı geçen sene gidemediğim butmk’nin düzenlemiş olduğu konsere bu sene de enis beyin davetlerine rağmen gidemeyeceğim. geçen sene olduğu gibi, ‘seneye inşallah’ diyorum.

+bi vakit bulsam cennetin krallarına gitmek isiyorum.
+bi vakit bulsam artık neyi doğru düzgün üflemeyi, dönem bitmeden en azından şol cennetin Irmaklarını üflemek istiyorum. :)
+vakit bulamasam da old anatolian turkish dersi için süleymaniye kütüphanesine gitmem gerekiyormuş. +ciddi bi vakit sorunu yaşıyorum.
+bu vakitsizlikte bissürü mp3 sahibi yaptım kendimi, tebrikler.